Ana Sayfa Çalışma Hayatı Bakanlığın üniversite hastanelerine vermediği bütçe, sağlık çalışanlarının haklarından kesiliyor

Bakanlığın üniversite hastanelerine vermediği bütçe, sağlık çalışanlarının haklarından kesiliyor

Bakanlığın üniversite hastanelerine vermediği bütçe, sağlık emekçilerinin hakkından kesiliyor. Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi çalışanlarının maaşlarından yüzde 20 "ek ödeme kesintisi" yapıldığını açıkladı.

Bütçeleri “ticari sır” olan şehir hastanelerine verilen bütçe, üniversite hastanelerine verilmiyor. Sağlıkta dönüşüm ve piyasalaştırmanın sonucu ortaya çıkan bütçe açıkları ise sağlık çalışanlarına ödetiliyor. İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi, çalışanların ek ödemelerinden “hastane zarara uğradı” gerekçesi ile kesinti yapıyor.

SES tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada, yönetimlerin “tasarruf” gerekçesinde akla ilk gelenin çalışanların haklarından kesmek olduğu kaydedilerek “4D’li çalışan emekçilerden yapılan kesintiler de, şu an izinlerinde radyoloji çalışanlarının ücret kesintisine uğraması da vaat edildiği halde sürekli geciktirilen ve adaletsizliği ile çalışma barışını bozan pandemi ek ödemeleri de hep aynı sebeple karşımıza çıkmaktadır” denildi. Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın üniversite hastanelerini asıl görevi olan eğitim ve araştırmadan uzaklaştırdığına, sağlık eğitiminin niteliğini düşürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, amacın üniversite hastanelerini ortadan kaldırmak olduğu söylendi.

Açıklamada talepler şöyle sıralandı:

  • Üniversite hastaneleri ve diğer tüm sağlık kurumları 1.basamaktan itibaren tamamen ücretsiz olmalı, kamusal hizmet vermeli, giderleri genel bütçeden karşılanmalıdır.
  • Yapılan ücret kesintisinden hemen geri dönülmelidir. Ve böyle bir kesinti tekrar gündeme getirilmemelidir.
  • En düşük temel ücret yoksulluk sınırının üstünde olacak şekilde temel ücretler yükseltilmelidir. Üç ay tavandan yapılacağı duyurulan ek ödemeler tüm sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde ve meslek grupları ve istihdam biçimleri arasında adaletsizliğe neden olmayacak şekilde ödenmelidir.
  • Fiili Hizmet Süresi Zammı (yıpranma payı) sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan bütün emekçileri ve geçmiş çalışma sürelerini de kapsayacak şekilde 5 yıla 1 yıl olarak düzenlenmeli, salgın döneminden kaynaklı olarak artı 1 yıl yıpranma payı hakkımız verilmelidir.
  • Ek gösterge rakamlarının sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan tüm emekçileri kapsayarak, en az 3600 ek gösterge olacak şekilde kademeli olarak yükseltilmelidir.
  • Acilen, ihtiyacı karşılayacak kadar sağlık emekçisi ataması yapılmalı, yeni atamaların hepsi kadrolu, güvenceli olmalıdır.
  • Covid-19 enfeksiyonu geçiren sağlık emekçisinin zararının tanzimi için “mesleki risklere bağlı ortaya çıkan hastalık” olarak kabul edilip, iş kazası/meslek hastalığı olduğuna dair düzenlemeler derhal yapılmalıdır.
  • Sağlık hizmeti bir bütün olarak sağlık çalışanlarının görev paylaşımı ve iş birliğiyle yürütülmektedir. Ekip üyelerinin sorumlulukları birbirinden daha önemli sayılamayacağı gibi, her biri ekibin olmazsa olmazları ve birbirinin tamamlayıcısıdır. Bu nedenle daha önce ek ödeme adaletsizliğine dair de belirttiğimiz gibi sağlık emekçilerinin asıl talebi üç ay sürecek adaletsiz ek ödeme değil, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için, insanca yaşam için temel ücret artışıdır.
  • Ek ödemeler maaşa yansıtılmalı, hiçbir kesinti yapılmamalı, ek ödeme kesintisi çalışanlar üzerinde tehdit unsuru olmaktan çıkarılmalıdır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz