Ana Sayfa Politika Çıplak aramaya maruz kalanlar anlatıyor: Adet gören kadınların pedleri, çocukların bezleri çıkartıldı

Çıplak aramaya maruz kalanlar anlatıyor: Adet gören kadınların pedleri, çocukların bezleri çıkartıldı

Meclis'te de uzun tartışmalara konu olan çıplak arama uygulamasına maruz kalanlar, yaşadıklarını uzun yıllardır kimseye anlatamadıkları ve etkisinden olayın hala kurtulamadıklarını söylüyor.

Fotoğraf: Hürriyet

Farklı yıllarda farklı cezaevlerinde ve emniyet müdürlüklerinde çıplak aramaya maruz kalan insanlar, yaşadıklarını anlattı. Çıplak aramanın yanı sıra cezaevlerinde kaldıkları sürelerde maruz kaldıkları hak ihlallerini ve uygulamaları da dile getiren mağdurlar olayın etkisinden hala çıkamadıklarını söylüyor. Adet olan kadınların pedlerinin aranması, çocukların bezlerinin çıkarılması gibi uygulamalara maruz kalan mağdurlar, uzun yıllar kimseye anlatamadıkları bu olayları, son günlerde gündeme tekrar gelmesiyle birlikte anlatabildiklerini belirtiyor.

Türkiye’de uzun yıllardır devam ettiği ifade edilen uygulaması, Uşak’ta üniversiteli 26 kadının çıplak aranmasıyla tekrar gündeme geldi. Konu hem Meclis’e hem de kamuoyunda gündeme geldikten sonra çıplak aramaya maruz bırakılan birçok kişi bu konudaki deneyimlerini paylaştı. Kendileri veya yakınları çıplak aramaya maruz bırakılan dört kişi, yaşadıklarını Rüzgârlı’ya anlattı.

A.Y: “6 yıl 3 ay ceza aldım. Sulh Ceza Hakimliği tutuklanma kararı verdi. Ceza belli olmadan önce Manisa T Tipi kapalı Cezaevine gittiğimde ilk girişte yanımda bir çocuk daha vardı. İlk onu aramaya aldılar, yüzü kızarmış şekilde çıktı. Ben dövdüklerini ya da başka bir şey yaptıklarını düşündüm. Ben içeri girdiğimde soyunmamı söylediler, son iç çamaşırım kaldı altımda ve sonra üzerime çok ince perde gibi bir şey giydirdiler odada iki tane gardiyan vardı. Ben daha önce böyle bir şey yaşamadığım için ne olduğunu bilmiyordum. O mavi şeyi giydirdiklerinde iç çamaşırımı da çıkarttılar tabi her tarafım görünüyordu. Ondan sonra eğilip kalkmamı ve eğilirken öksürmemi söylediler. Bunlar yaşandığında 20 Temmuz 2017 idi. Konuyla ilgili herhangi bir dava açmadım, sadece olayı dikkate almamaya çalıştım. Diğer yaşadıklarımın yanında çok önemli olsa da biraz şey kalıyordu. İçerde kimseye anlatmadım. Dışarı çıktığımda da babam ve kuzenime anlattım, girip çıkanlara sordum ‘sizde de oldu mu’ diye, onlarda yaşanmamıştı. Onların sadece iç çamaşırları kalmış, ben de sadece bizim cezaevinde var sanmıştım ama daha sonra Twitter’da görünce gerçeği fark ettim.”

A.A: “Ben çıplak aramayı gözaltına alınırken 2011 yılında Cizre Emniyet Müdürlüğü’nde yaşadım. Suç duyurusunda bulunmadık çünkü bir bilgim yoktu. Daha sonra Diyarbakır’a gönderildim. Kadın polisler aramayı yaptı. Ben direndim ama yine de çıplak arama yapıldı. İnsanın onuruna, gurununa dokunan bir hareket. Bilinçaltınıza işleniyor ve bunu kimseye anlatamıyorsunuz. Yıllar sonra bunu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun gündeme getirmesiyle birlikte insan güç buluyor ve paylaşma gereği duyuyor. Hiç kimsenin yaşamaması gereken bir olay. Gözaltı boyunca psikolojik baskı yaşadım, ajanlaştırma politikaları dayatıldı. Ayrı bir odaya alınıp beraber gözaltına alınan arkadaşlarınız üzerine hiç olmadık ifadeler vermeniz isteniyor ve bunun karşılığında çok ciddi maddi şeyler teklif ediliyordu.”

Ç.Y: “Ben çıplak aramaya maruz kalmadım ama çocuklarım maruz kaldı. İzmir Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan eşimi ziyarete giderken bu olaylar yaşandık. 2020 yılında eşimi ziyarete giderken oradaki görevliler çocuklarıma bezlerine herkes içinde açıp bakıyorlardı. Bezleri tamamen çıkartıyorlar çocuklar izin vermeyince de zorla çıkarttılar. Eşimle aynı koğuşta kalan birini ziyarete gelen bir kadının pedini açıp bakmışlardı. Bu olayı yaşayan kadın arkadaşımız orada ağlamıştı. Ben aynı şeyi yaşamamak için adet olduğum zaman olmadığımı söylerdim. Bu olaylar tüm açık görüşlerde yaşandı. Savcı, mahkemem nedeniyle iznim olmasına rağmen eşimle görüşmeme izin vermedi, daha sonra telafisini de yapmadı. Eşimin kaldığı koğuşlar çok kalabalık ve şartları kötü. Sadece biz değil içerdekiler de hak ihlallerine maruz kalıyorlar.”

T.Ö: “16 Ağustos 2017 yılında Şırnak Cizre’de gözaltına alındım. Ben başörtülü bir kadınım ama Emniyet Müdürlüğü’nde zorla başörtümü çıkarttılar ve odada sadece kadın görevliler yoktu, dört tane de erkek polis vardı. Hala unutmadım. Tahliye olalı bir yıl oldu ama hala aynı şeyi yaşayacakmışım gibi uyurken bile başörtümü takıyorum. Bir gün nezarette kaldıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildim, mahkum kabulde bütün kıyafetlerimin tamamını çıkartmamı istediler. Bunu yapmayacağımı söyleyince prosedür gereği herkese uygulandığını belirttiler. Çok kötü bir andı, sinir krizi geçirmiştim yarım saat sonra kendime geldim. Konuyla ilgili suç duyurusunda bulunmadım çünkü kime sorsam herkes prosedür gereği herkese yapıldığını söyledi. Daha sonra Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Sevinç Hanım bunu gündeme getirince normal bir şey olmadığının farkına vardım. O zaman bilseydim kesinlikle izin vermezdim ve gerekli hukuki yollara başvururdum. Gözaltına alınırken başörtümü çıkarıldığı kısımda kamera vardı, inanmayanlar kayıtlara bakabilirler. Uğradığım hak ihlalleri sadece bunlar değildi. Cezaevinde de hak ihlallerini yaşadım, Şırnak’ta 3 ay boyunca tek başıma bir koğuşta kaldım çünkü aynı suçtan başka kimse yoktu. ÜÇ ay boyunca koğuşun kaloriferleri açmadılar ve Şırnak çok soğuk bir yer. Yataktan çıkamıyordum, koğuşta fareler de vardı artık intihar eşiğine gelmiştim. Neredeyse her gün dilekçe yazıyordum. Fareler ve soğuklar konusunda en sonunda bir gardiyan bana ‘hanımefendi burası cezaevi’ dedi. Sanki burası ceza evi olduğu için her şeyi yaşamam gerekiyormuş gibi.”

İlgili haber:

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, son günlerde gündemde olan çıplak aramayla ilgili Gazete Rüzgârlı’ya değerlendirmelerde bulundu.

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Çıplak arama çocuklara, bebeklere bile yapılıyor ama kolektif şekilde üstü örtülüyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz