Ana Sayfa İklim “Doğa ve İnsan için Liderler Taahhüdü” imzalandı: Türkiye listede yok

“Doğa ve İnsan için Liderler Taahhüdü” imzalandı: Türkiye listede yok

Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ile 64 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi’nin öncesinde bir taahhütname imzalayarak önümüzdeki on yıl içinde doğa kayıplarını sonlandırma vaadinde bulundu.

Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi, 30 Eylül 2020 Çarşamba günü, New York’ta 116 Devlet ve Hükümet Başkanının katılımı ile gerçekleşecek. Dünya liderleri BM tarihinde ilk kez üst düzey etkinliklerde biyolojik çeşitlilik temasını tartışacak.

Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Zirvesi’nden bir gün önce biyolojik çeşitlilik kayıplarını 2030 yılına kadar tersine çevirmek amacıyla bir araya gelen dünya liderleri “Doğa ve İnsan için Liderler Taahhüdü”nü imzalayarak doğa kayıplarının önüne geçmek ve iklim krizi ile mücadele etmek için acil adımlar atmaya söz verdi. Taahhüdün, biyolojik çeşitlilik, iklim ve sağlık gibi birbiriyle bağlantılı krizlerinin yönetimi için ihtiyaç duyulan acil, küresel kararların ivedilikle hayata geçirilmesi yönünde atılmış güçlü bir adım olacağı belirtildi. Doğa ve İnsan için Liderler Etkinliği ile açıklanan taahhüt, çok sayıda sivil kurum ve kuruluş tarafından da destekleniyor.

Doğa ve İnsan için Liderler Taahhüdünde yer alan noktalar özetle şöyle:

Sürdürülebilir kalkınma için 2030 yılına kadar biyoçeşitlilik kaybını tersine çevirmek amacıyla acil önlemler almak; bu doğrultuda:

» İçinde bulunduğumuz sağlık krizine ve ekonomik krize karşı müdahalemizin yeşil ve adil olmasını ve daha iyi iyileşmeye ve daha sürdürülebilir toplumlara ulaşmaya doğrudan katkıda bulunmasını sağlayacağız; biyolojik çeşitliliği, iklimi ve çevreyi bir bütün olarak hem COVID-19 sonrası kurtarma stratejilerimizin ve yatırımlarımızın hem de ulusal ve uluslararası kalkınma ve işbirliği arayışımızın merkezine koymayı,

» BM Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi 15. Taraflar Konferansı’nda (CBD CoP 15) kabul edilmek üzere, iddialı ve dönüşümsel bir 2020 sonrası küresel biyolojik çeşitlilik çerçevesinin geliştirilmesini ve tümüyle uygulanmasını,

» Silo mantığıyla düşünmeyi bırakıp, birbiriyle ilişkili ve birbirini tetikleyen biyolojik çeşitlilik kaybı, karaların, tatlı suların ve denizlerin bozulması, ormansızlaşma, çölleşme, kirlilik ve iklim değişikliği sorunlarını, eş güdümlü ve tutarlı bir şekilde ele almak için iki kat fazla gayret göstereceğiz, hesap verebilirliği sağlayacağız, etkili gözden geçirme mekanizmaları oluşturacağız ve kendi ülkelerimizde yürüttüğümüz eylemler ile örnek teşkil edeceğiz.

» Gezegenin sınırlarını zorlamadan insanların ihtiyaçlarını karşılayan sürdürülebilir üretim ve tüketim biçimlerine ve sürdürülebilir gıda sistemlerine geçmeyi, bunu yaparken aşağıdaki eylemleri yerine getirmeyi taahhüt ediyoruz.

» Paris Anlaşması’nın sıcaklık hedefleriyle uyumlu ulusal katkı beyanları ve uzun vadeli stratejiler belirleyerek ve yüzyılın ortasına kadar sera gazı emisyonlarını net sıfır seviyesine indirmeyi hedefleyerek çıtayı yükseltmeyi ve ulusal iklim politikalarımızı Paris Anlaşması ile uyumlu hale getirmeyi; ekonomilerimizde ve ekosistemlerimizde iklim değişikliğine karşı dayanıklılığı artırmayı ve iklim ve biyolojik çeşitlilik finansmanını birbirine yaklaştırmayı taahhüt ediyoruz.

» Çevresel bozulma, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını ciddi şekilde etkileyebilecek ve güvenliği, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, halk sağlığını ve sosyal ve ekonomik kalkınmayı baltalayabilecek çevre suçlarını sona erdirmeyi taahhüt ediyoruz. Etkili, orantılı ve caydırıcı yasal çerçeveler oluşturacağız, kanunların ulusal ve uluslararası seviyede uygulanabilirliğini arttıracağız ve etkili işbirliğini teşvik edeceğiz. Bu aynı zamanda, organize suç gruplarının da dahil olduğu yaban hayatı ve kereste kaçakçılığı gibi çevre suçlarının ciddi suçlar olarak ele alınmasını, tüm tedarik zincirinin bu açıdan değerlendirilmesini, yasa dışı yaban hayatı, kereste ve yan ürün talebini azaltmayı ve insanlar, doğa ve ekonomi için sürdürülebilir çözümler sağlamak üzere yerel topluluklarla ilişki kurmayı da içerir.

» Biyolojik çeşitliliği, gıda üretimi, tarım, balıkçılık ve ormancılık, enerji, turizm, altyapı ve madencilik endüstrileri, ticaret ve tedarik zincirleri gibi kilit sektörler de dahil olmak üzere, her alandaki ilgili sektörel ve sektörler arası politikalara ve G7, G20, Dünya Ticaret Örgütü, Dünya Sağlık Örgütü, Gıda ve Tarım Örgütü ve Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) ve Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) de dahil olmak üzere değişimi hayata geçirme gücüne sahip başlıca uluslararası anlaşmalara ve süreçlere dahil etmeyi taahhüt ediyoruz. Bunu yaparken, tüm hükümet genelinde, politikaların, kararların ve yatırımların doğanın ve biyolojik çeşitliliğin değerini hesaba katmasını ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını, iyileştirilmesini, sürdürülebilir kullanımını ve genetik kaynaklara erişimi ve ortaya çıkan faydaların adil ve eşit bir şekilde paylaşılmasını teşvik ederek belirlenmesini sağlayacağız.

» Sağlık ve çevresel sürdürülebilirliğin bir arada ele alındığı tüm seviyelerde, ilgili tüm politikalara ve karar alma süreçlerine “Tek Sağlık” yaklaşımını dahil etmeyi taahhüt ediyoruz.

» Ekonomik ve mali sektörlerimizi dönüştürmek ve güncellemek, insanların refahını sağlamak ve gezegeni korumak için, mali ve mali olmayan tüm uygulama araçlarını güçlendireceğiz. Bu kapsamda aşağıdaki adımları atacağız:

» Politikanın tasarlanması ve uygulanmasına yönelik yaklaşımımızın bilime dayalı olacağını, ekosistem bozulması, biyolojik çeşitlilik kaybı ve iklim değişikliğiyle mücadelede geleneksel ve yerli bilginin yanı sıra bilimsel veri ve araştırmanın önemini kabul edeceğini ve iş ve finans sektörleri, yerli halklar ve yerel topluluklar, çevresel insan hakları savunucuları, yerel yönetimler ve topluluklar, inanç temelli gruplar, kadınlar, gençler, sivil toplum grupları, akademi ve diğer paydaşlar dahil olmak üzere tüm toplumun katılımını sağlayacağını taahhüt ediyoruz.

Türkiye listede yok

Doğa ve İnsan için Liderler Taahhüdü’nü imzalayan ülkeler arasında Türkiye bulunmuyor. Avrupa Birliği ile birlikte taahhüdü imzalayan diğer ülkeler ise şöyle:

Almanya, Andorra, Avusturya, Bangladeş, Belçika, Belize, Birleşik Krallık, Bolivya, Bosna Hersek, Bulgaristan, Butan, Cibuti, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Doğu Timor, Fas, Fiji, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gambiya, Guatemala, Güney Kıbrıs, Gürcistan, Hollanda, Honduras, İrlanda, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, İzlanda, Kanada, Kenya, Kolombiya, Komorlar, Kosta Rika, Kuzey Makedonya, Lesotho, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Malta, Marshall Adaları, Meksika, Moldova, Monako, Nepal, Norveç, Pakistan, Palau, Panama, Paraguay, Peru, Portekiz, Saint Lucia, San Marino, Slovakya, Slovenya, Sri Lanka, Şeyşeller, Yeni Zelanda, Yunanistan.

Daha önce de Türkiye’nin çevre politikalarında tüm dünyanın yavaş yavaş terk etmeye başladığı fosil yakıt kullanımını bırakmak için bir adım atmadığını ve Türkiye’de hala kömürle çalışan yeni termik santraller kurulmasına destek verdiğini yazmıştık. (BB)

Dünya terkediyor, Türkiye yeni projelerle destekliyor: Kömür tüketimi öldürüyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz