Ana Sayfa İklim “Erozyon tehlikesi büyüyor, her yıl yaklaşık 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor”

“Erozyon tehlikesi büyüyor, her yıl yaklaşık 642 milyon ton toprak erozyona uğruyor”

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, 16-22 Kasım Erozyonla Mücadele Haftası nedeniyle yaptığı açıklamada “Türkiye’de her yıl 642 milyon ton toprak erozyona uğrarken, 154 milyon ton toprak akarsularla denizlere taşınıyor” dedi.

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, her yıl yaklaşık olarak 2 ton toprağın denizlere taşındığını ifade ederek bir santimetre toprağın oluşması için 500 yıl gerektiğini hatırlattı. Türkiye’de toprak bozulumunun en önemli sebeplerinden birinin erozyon olduğunu belirten Ataç, topraklarının büyük kısmının erozyon tehlikesi altında olduğu ülkemizde, toprak ve su ilişkisinin önemine dikkat çekti.

Türkiye topraklarının erozyon tehlikesinde olduğunu hatırlatarak toprağı koruyan uygulamaların artmasını talep eden Ataç, bitki örtüsünün tahrip edilmesiyle toprağın erozyona uğradığını belirtti. Erozyonla birlikte toprağın en verimli kısmı olan üst toprağın taşındığını söyleyen Ataç bu durumun toprağın verimliliği, biyolojik çeşitliliği, su tutma ve karbon depolama kapasitesini azalttığını ifade etti. Ataç “Bugünün ve gelecek kuşakların gıda ve su ihtiyacının karşılanması, iklim değişikliğiyle mücadele edilmesi için erozyonun kontrol altına alınması gerekiyor” dedi.

Su varlıkları üzerindeki baskı artıyor

Su varlıklarının üzerindeki baskının artığına dikkat çeken Ataç, suların miktar, kimyasal kalite ve ekolojik açıdan kötü duruma doğru gittiğini belirtti. Ataç, dünyadaki su varlıklarının iklim değişikliği, nüfus artışı ve çevre kirliliği gibi baskılar nedeniyle ilerleyen zamanlarda çok daha kritik bir konuma geleceğini ifade etti. Suyun kritik konuma gelmeden ormanların ve mera alanların korunması gerektiğin söyleyen Ataç “Yer altı ve yer üstü sularımız, kalitesine etki eden her türlü kirletici deşarjından korunmalı” dedi. Sürdürülebilir su kullanım yönetimlerinin belirlenmesi ve hayata geçirilmesi çağrısı yapan Ataç, planlardaki önlemlerin ve mevzuatın etkin uygulanmasını talep etti. Ataç, kimyasal gübre kullanımının artmasının suları kirlettiğine dikkat çekerek, bu durumun suları kirlettiğine, akarsular ve göllerde biyolojik çeşitlilik kaybına neden olduğunu söyledi.
Rüzgâr erozyonuyla taşınan toprak tozlarının insanlarda solunum yolu hastalıkları başta olmak üzere çeşitli hastalıklara neden olduğunu hatırlatan Ataç, erozyonla mücadele çalışmalarının yaşamsal önemi bulunduğunu belirtti.

Ataç erozyonla mücadele için gereken çalışmaları şu şekilde özetledi:

“Toprağın erozyona karşı korunmasında üzerindeki bitkilerin çok büyük rolü bulunuyor. Üzerindeki bitki örtüsü tahrip edilmiş ve eğimin yüksek olduğu alanlar erozyonun en çok görüldüğü arazilerdir. Topraklarımızı örten bitki örtüsünün artırılması için ağaçlandırma çalışmaları, mera ıslah çalışmaları ve tarım arazilerinde toprağı koruyan uygulamaların yapılması gerekiyor. Eğimli arazilerde toprağı ve suyu yerinde tutan teraslama, ağaçlandırma ve bitkilendirme; tarımsal arazilerde eşyükselti eğrilerine paralel sürüm, daha az toprak işleme ve şeritvari ekim çalışmaları yapılması erozyona karşı toprağın korunması için büyük önem taşıyor.” (BK)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz