Ana Sayfa Çalışma Hayatı Filyasyonda çalışmak: Maskeler galoşa sarılıyor, yemekhanede yemek yemeyene su verilmiyor, ulaşım dert

Filyasyonda çalışmak: Maskeler galoşa sarılıyor, yemekhanede yemek yemeyene su verilmiyor, ulaşım dert

Filyasyon ekibinde çalışanlar, görünen kadar görünmeyen sorunlarla da baş etmeye çalışıyor. Ankara filyasyon ekibinde çalışan sağlıkçılar, çalışma koşullarını ve yaşadıklarını gazetemize anlattı.

Pandemi koşullarında en ağır işlerden biri de onların. Her gün onlarca COVID-19’lu hastalarla temas ediyor ve günün çoğunu yollarda geçiriyorlar. Çalışma koşullarının zorluğuna bir de gün içindeki psikolojik harp ekleniyor. Gittikleri evlerde bazen kötü muamelelerle karşılaşıyor bazen de hayatını kaybeden hastaların yakınlarının tepkilerine maruz kalıyorlar. Özveriyle çalışan filyasyon ekiplerinin bir de görünmeyen sorunları var.

Gazete Rüzgârlı olarak, Ankara’daki bir filyasyon ekibinde görev yapan iki doktor, bir hemşire ve bir ağız dış sağlığı teknikeriyle konuştuk. Yorgunlukları yüzlerinden okunan sağlıkçıların morali de oldukça bozuktu. Hastalara ve hasta yakınlarına hissettirmek istemeseler de uzun çalışma saatleri ve kendilerine yönelen olumsuz davranışlar karşısında iyice zorlandıklarını söylüyorlar.

Zaman zaman ek ödemelerle gündeme gelse de sağlıkçıların bundan çok daha büyük sorunları var. Gün içinde pek çok görünmeyen sorunla da baş etmeye çalışıyorlar. En belirgin şikayetleri ise “su”. Basitmiş gibi görünen bu mesele, filyasyon ekipleri için can yakıcı hale gelmiş. Maskelerin kalitesizliğini ve ulaşımda yaşanan sorunları da kendi imkanlarıyla çözmek zorunda kalıyorlar. Sağlıkçılar yaşadıkları için sitemle karışık öfkeyle “Biz bu ortamlara alışık değiliz” diyor.

“Yemekhanede yemek yemeyene su verilmiyor”

Ankara’da filyasyon ekibinde çalışan bir doktor kendi suyunu almayı unuttuğu zaman filyasyonda çalışanların yemek yediği yemekhaneden yemek yemeden su almak istediğinde saygısızlığa varan tepkilerle karşılaştığını söylüyor üzülerek. Yaşanan sorunlardan dolayı moralinin bozulduğunu ve çalışmayı istemediğini belirten doktor, her gün su kavgası yapılacaksa “Filyasyon ekiplerine ayrı su getirilsin” diye talepte bulunuyor. Tartışma yaşadığı görevlilerin kendisine “Git nereye şikâyet edersen et” bile dediğini belirten doktor, yaşadıklarını “sinir harbi” olarak tanımlıyor: “Bu sinir harbini her gün yaşıyoruz. Bu çalışma ortamlarına alışık değiliz. Suları biriktirip satmıyoruz ya, sadece ihtiyacımız için alıyoruz. Bu durum bizi çok olumsuz etkiliyor.”

Bunları duyar duymaz, filyasyonda çalışan bir diğer doktor da “Ben de şikayetçiyim” diyerek yaşadıklarını anlatmaya başlıyor. Doktor, hem su bölümünde yaşadıklarından hem de filyasyon merkezindeki çay bölümünde yaşadıklarından şikayetçi olduğunu belirtiyor. Doktor, aynı su şikayetini yineliyor ve daha pek çok sorunun olduğunu belirtiyor. Filyasyon ekibinde konuştuğumuz herkes aynı sorunu tekrarlıyor.

“Ulaşım: Hızlı ve öfkeli”

Ekipten bir hemşire ise bunlara bir de ulaşım sorununu ekliyor. Hemşire, filyasyon ekiplerini taşıyan kimi şoförlerin bazı mahallere girmek istemediğini, mahalle değiştirmek istediğini ve bu durumun onları zora soktuğunu ifade ediyor. Filyasyonda çalışan ekiplerin ulaşımını Bakanlık’ın ayarladığı taksiler ya da Bakanlık bünyesindeki diğer çalışanlar sağlıyor. Ulaşımla ilgili tek sorunun bu olmadığını vurgulayan hemşire, geç biten mesailerinin ardından filyasyon merkezine daha erken gitmek isteyen bazı şoförlerin hız sınırını aşarak herkesi tehlikeye attığını söylüyor.

Maskeler kalitesiz ve galoş içine konarak veriliyor

Filyasyon ekibinde çalışan herkesin ortak sorunlarından biri de maskelerin koruyucu özellikte olmaması. Filyasyon ekiplerine verilen N95 maskeleri çoğu zaman standartlara uymuyor. N95 maskeleri ya ince ve hava geçiriyor ya da yüze tam oturmuyor. Sağlıkçılar bu durumu nasıl çözeceklerini bilmediklerini söylüyor. Sağlık emekçilerinin ortak sorularından biri de Sağlık Bakanlığı filyasyon ekiplerine bu kadar kalitesiz ve standarda uymayan maskeleri yolluyorsa vatandaşın aldığı maskenin kalitesin ne durumda olduğu. Maske konusundaki tek sorun N95 maskelerin düşük kaliteli olması da değil. Cerrahi maske olarak bilinen 3 katlı ve telli maskeler ise filyasyon ekiplerine paketlenmeden galoşlar içinde gönderiliyor. Verilen cerrahi maskelerin de standarda uymadığını belirten filyasyon çalışanları çözümü ise birden fazla maske takmakla bulduklarını belirtiyor. Filyasyon ekibinde çalışan bir ağız diş sağlığı (ADS) teknikeri “Kendimi korumak için N95’in altına 5 tane cerrahi maske takıyorum ama yine de güvende hissetmiyorum” diyor. ADS teknikeri maskelerin çoğu zaman kalitesiz geldiğini belirterek herkesin daha çok maske takarak kendisini korumaya çalıştğını dile getiriyor.

İki gün gece, iki gün gündüz, iki gün izin

Ankara’daki filyasyon ekiplerinin çalışma saatleri ve günleri sürekli değişiyor. Ekim ayı çalışma çizelgesine göre ekipte çalışanlar iki gün gece mesaisi, iki gün gündüz mesaisi, iki gün de izin yapıyor. Ankara’da iki farklı grup çalışıyor. Gündüz ve gece grupları var. Gündüz mesaisinde çalışan ekip 08.30-15.30 çalışırken akşam mesaisindeki grup ise 15.30-22.30 arasında çalışıyor. COVID-19 hastaları Filyasyon ve İzolasyon Takip Sistemi (FİTAS) üzerinden görevli ekiplerin sistemine düşüyor. Ekipler sisteme düşen COVID-19 pozitif hastalarının evlerine gidiyor ve ilaç vererek, ilacın nasıl kullanacağını tarif ediyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz