Ana Sayfa Çalışma Hayatı Geçmişi parlatan yarım asırlık dostluk

Geçmişi parlatan yarım asırlık dostluk

Geçen yarım yüzyılı parlatan iki arkadaş, Hüseyin Kaya ve Mehmet Şahin. Yozgat’tan Ankara’ya uzanan iki farklı yaşam, tek hayat. Henüz 20’li yaşların başında arkadaş olan Kaya (70) ve Şahin’in (72) meslekleri gibi kaderleri de ortak. Öksüz olarak birbirinden habersiz Yozgat’ta büyüyen iki arkadaşı tanıştıran ise meslekleri olan kalaycılık. Çıraklık dönemlerinden itibaren ayrılmayan, şimdilerde Ankara Kale Mahallesi’nde iş yapan ikili, unutulan kalaycılık mesleğinin belki de en son temsilcilerinden.

Unutulmaya yüz tutmuş meslekler arasında gösterilen geleneksel el zanaatlarından kalaycılığın başkentteki son temsilcileri olan Hüseyin Kaya ve Mehmet Şahin, ilerleyen yaşlarına karşın bakır parlatarak hayatlarına devam ediyor. Tarihi Ankara Kalesi yakınlarında küçük bir dükkânı paylaşan ustalar, kendi hayat öykülerini şöyle anlatıyor:

Hüseyin Kaya: “54 senedir kalaycıyım. 16 yaşında üvey annemin teşvikiyle Yozgat’ta kalaycılığa başladım. Üvey annem, ‘Evladım bu meslek hem şehirde hem kırsal alanda geçerli. Eğer ki işlerin burada yolunda gitmezse başka bir yerde çalışır paranı kazanırsın. Sıkıntı çekmezsin’ dedi. İşsiz kalmayacağım için de benim de tercih ettiğim meslek bu oldu. 2 yıl hem bakırcı hem de kalaycı olan bir ustanın yanında çalıştım. Daha sonra Yozgatlı bir Ermeni ustanın yanında çalıştım. Ardından da Ankara’ya geldim. Ankara’da acemi kaldım. Burada 3 yıl daha çıraklık yapmak zorunda kaldım sonra da bir ortakla çalışmaya devam ettim. 12 senedir de tek başıma çalışıyorum, yanımda arkadaş da çalıştırıyorum. Zaman ilerlese de bakır kullanımında geriye dönüş mükemmel. Ama benim gibi zanaatkar kolay yetişmiyor. Bu mahallede 4 dükkan var. Diğer çalışanlar genç oldukları için benden daha iyi çalışıyorlar. Ama arkadan gelen genç çalışan yok. Sanat okullarında birçok alanda ders veriliyor. Bence kalaycılığın unutulmaması için sanat okullarında öğretilmeli”

Mehmet Şahin: “5 yaşından beri bu sanatın içerisindeyim. Annem ve babam yoktu. Bana sahip çıkan olmayınca bir ustanın yanına ‘Buna hem bak, hem karnını doyur, hem de sanatkâr yap’ diye verdiler. O yüzden 5 yaşından bu tarafa kalaycılığın içerisindeyim. 67 yılda bu işin çıraklığını, kalfalığını ve ustalığını da yaptım. Artık bizim mesleğimize heveslenen yok. Gençleri yanımıza verseler 3 senede onlara her şeyi öğretebiliriz. Koca Ankara’da bir elin parmakları kadar, 4 tane esnaf kaldık. Başka bu işi yapan yok. 70 yaşında o (Hüseyin Kaya), 72 yaşında ben. Biz gittikten sonra ne olacak? Biz tarihi bir sanatı yaşatıyoruz. Bakır ölmediği sürece bu meslek devam eder. Bakır varsa bizim işimiz de var. Vatandaşlar da bu işten memnun çünkü yeniden bakır kullanmaya yöneliyorlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz