Ana Sayfa Çalışma Hayatı İletişim Başkanlığı önce “o işi” gördü sonra geri adım attı

İletişim Başkanlığı önce “o işi” gördü sonra geri adım attı

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz Haziran ayında gazetecilere "Size ayar vermek gerekirse zaten İletişim Başkanlığımız o işi görür" demişti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, önce "o işi" görüp gazetecilerin basın kartlarını iptal etti ardından geri adım attı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın Ocak 2019’da başlattığı Türkiye’deki tüm basın kartlarını yenileme süreci, basın kartlarının iptali tartışmasına dönüştü. Mesleki çalışmalarına devam eden gazeteciler, İletişim Başkanlığı’nın bir yıl süren değerlendirme sürecinin ardından kartlarının iptali ile karşılaştı. Basın kartı iptallerine karşın İletişim Başkanlığı’ndan bir açıklama gelmedi. Gazetecilik meslek örgütlerinin tepki gösterdiği uygulamanın ardından Basın Kartı Yönetmeliği’ndeki “her yılın sonunda vize işlemi” maddesi yeni iptallerin gelebileceği endişesini başlattı. Basın kartları iptal edilen gazeteciler, yasal “yıpranma hakkı”nı da kaybetti.

Cumhurbaşkanlığı devri

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin ardından Başbakanlığa bağlı Basın, Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü kapatıldı. Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile 24 Temmuz 2018’de İletişim Başkanlığı kuruldu. Başkanlık, “Devletin tanıtma siyasetinin ve tanıtma ile ilgili alanlarda strateji belirlemek”, “Türkiye’nin dış tanıtım faaliyetlerini yönlendirmek”, “Yerli ve yabancı basın-yayın organlarının ve mensuplarının çalışmalarını kolaylaştırmaya yönelik düzenlemeleri yapmak ve gerekli tedbirleri almak” ve “Basın-yayın kuruluşu mensuplarına basın kartı düzenlemek, Basın Kartı Komisyonunun sekretarya faaliyetlerini yürütmek” yetkilerini aldı.

Yönetmelik değişti

Cumhurbaşkanlığı kararı ile, 14 Aralık 2018’de, Basın Kartı Yönetmeliği’nde değişikliğe gitti. Yönetmelikte, “Basın Kartı verilecek kişilerde aranan şartlar” başlığına yeni şartlar eklendi. “Milli güvenlik ya da kamu düzenine aykırı davranışlarda bulunması veya bu tür davranışları alışkanlık edinmesi”, basın kartının iptal gerekçeleri arasına girdi. Gazetecilik meslek örgütlerinden bu yönetmeliğe tepki geldi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) tarafından Danıştay’a başvuru yapıldı. Cumhurbaşkanlığı tarafından davaya verdiği savunmada, “Kişiler basın kartı sahibi olmaksızın da gazetecilik yapabilir, fikirlerini ifade edebilirler” ifadeleri yer aldı.

Uzun süreli değerlendirme

Ocak 2019’da “genel kart değişimi” kararı alındı. Şubat 2019’da başvurular tamamlandı. Yeni “turkuaz” renkli kartlar, Haziran 2019’da dağıtılmaya başlandı. İletişim Yeni kartları alamayan yüzlerce gazeteciyle, değerlendirme sürecinin devam ettiği bilgisini verildi. Gazeteciler, bu süreçte hem “sarı” hem “turkuaz” renkli kartlarını kullanmaya devam etti.

Kartlar iptal edildi

Geçtiğimiz günlerde de sarı basın kartları idari kararla iptal edildi. Çeşitli kamu kurumlarına ve TBMM’ye girmek isteyen gazetecilerin kapıdan geri çevrilmesinin ardından iptal kararı duyuldu. Durumlarını kontrol eden gazeteciler, kartlarının iptal edildiğini öğrendi. Gazetecilere herhangi bir bildirim yapılmadı ve gerekçe iletilmedi.

Yıpranma hakkı yok

Basın kartları iptal edilen gazeteciler, “fiilî hizmet süresi zammı”nı yani “yıpranma hakkı”nı da kaybetti. Yönetmelikteki “vize” maddesine ilişkin ayrı bir tartışma başladı. “Başkanlık, basın kartlarının geçerliliğini koruyup korumadığının tespiti amacıyla her yılın sonunda vize işlemi yapar” hükmü ile benzer iptallerin her yıl yaşanabileceği endişesini beraberinde getirdi.

Meslek örgütleri tepki gösterdi

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) tarafından “Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bir an önce bu konuya açıklık getirmek zorundadır. Yıllardır bu kartı taşıyan gazetecilere kartlarının neden yenilenmediğini, iptal edilme gerekçelerini kamuoyuna açıklamak zorundadır” denildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) tarafından da “İletişim Başkanlığı, mesleğimize ve meslektaşlarımıza yönelik hukuksuz, basın özgürlüğü karşıtı uygulamalarına devam ediyor. İletişim Başkanlığı yetkilileri, Anayasa ve yasalara aykırı şekilde, hiçbir gerekçe sunmaksızın çok sayıda meslektaşımızın basın kartını iptal ederek açıkça suç işlemiştir” tepkisi gösterildi.

İletişim Başkanlığı’ndan açıklama

İletişim Başkanı Fahrettin Altun’dan, “Son günlerde bazı medya kurumlarında çalışanların basın kartlarının iptal edildiğine yönelik iddialar gerçeği yansıtmamaktadır” açıklaması geldi. Basın kartı yenileme sürecinde 13 bin 372 basın mensubuna kartlarının teslim edildiğini söyleyen Altun, “Başvuruların ardından değerlendirme süreci, basın kartının itibarını ve saygınlığını koruyacak şekilde titizlikle yürütülmektedir. Başvuru sahibinin “basın kartı verilecek kişilerde aranan şartları” taşıyıp taşımadığını tespit etmek üzere derinlemesine araştırmalar yapılmaktadır” dedi. Altun, başvuru değerlendirmesi halen devam eden 894 gazeteci olduğu bilgisini verdi.

“İcazetli gazeteci olmayacağız”

Bu açıklamanın ardından TGS Ankara Şubesi üyesi gazeteciler, İletişim Başkanlığı önünde bir araya gelerek taleplerini bir kez daha iletti. TGS’nin “Gazetecilik karta sığmaz” çağrısı ile düzenlediği eyleme CHP Milletvekili Utku Çakırözer, HDP Milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Mehmet Rüştü Tiryaki, Hüseyin Kaçmaz, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüzlü, İHD Eşgenel Başkanı Öztürk Türkdoğan da destek verdi. “İcazetli gazeteci olmayacağız”, “Susmayacağız, yazacağız” yazılı dövizlerin taşıdığı eylemde, ayrıca gazeteciler, “turkuaz kart”a tepki olarak Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Müdürlüğü döneminden kalan sarı basın kartları, meslek örgütlerine üyelik kartları ve kurum kartlarını yan yana gösterdi.

“Kartlarımız nerede”

TGS Ankara Şube Başkanı Esra Koçak, “Görünen o ki İletişim Başkanlığı yaptığı hatadan dönme yolunu seçti. Örgütlü mücadele bir kez daha kazandı. Meslektaşlarımızın yaşadıkları bu mağduriyeti giderme yolunu seçen İletişim Başkanlığına tekrar bir çağrıda bulunarak bir yıldır hiçbir gerekçe gösterilmeden verilmeyen turkuaz kartlarını da bir an önce vermeye çağırıyoruz” dedi. Gazeteciler olarak kimsenin icazetine ihtiyaç duymuyoruz. Tek düsturumuz olan ‘halkın haber alma hakkı’nı korumak istiyoruz’. Bir yıldır ‘inceleme’ denilerek bekletilen meslektaşlarımızın kartlarının bir an önce verilmesini istiyoruz. İletişim Başkanlığı inatla ‘Basın kartları iptal edilmedi’ açıklaması yapıyor. O halde kartlarımız nerede” ifadelerini kullandı.

“İstedikleri medya düzeni gerçeğe uymuyor”

Yeni Basın Kartı Yönetmeliği’nin iptali için Danıştay’da dava sürecinin devam ettiğini belirten ÇGD Genel Başkanı Can Güleryüzlü, “AKP’nin iktidara geldiği dönemden itibaren basınla ilgili çeşitli sansürler ve mesleğimizde otosansür mekanizması yaşamaktayız. En son olarak iktidarın ‘basın memurunu’ yaratmak için basın kartları ile ilgili bir düzenleme gündeme geldi. Bu düzenleme yönetmelik düzeyinde gündeme geldiğinde biz dernek olarak bunu Danıştay’a taşıdık. Anayasa’ya ve yasaya aykırılıkları dile getirdik. Cumhurbaşkanlığı’nın yaptığı savunmada ‘gazeteciler basın kartsız da gazetecilik yapabilir’ diye ilginç bir savunma yolladılar. Biz bunu küçük bir hata olarak görmüyoruz. Sistemli bir uygulama olduğunu ve basına yönelik baskıların bir parçası olduğunu tespit ediyoruz. Buradan iktidarı tekrar uyarıyoruz. Özgür basın bir gün herkese lazım olacaktır. Kendilerinin istediği medya düzeni ne dünya ne de ülkemiz gerçeğine uymamaktadır. Hızla bu konuda geri adım atmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz