Ana Sayfa Çalışma Hayatı ILO Türkiye Direktörü Özcan: “Eşit işe eşit ücret ancak 257 yıl sonra...

ILO Türkiye Direktörü Özcan: “Eşit işe eşit ücret ancak 257 yıl sonra mümkün”

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliği ile hazırlanan “Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü: Türkiye Uygulaması Raporu” yayımlandı. Raporda, ücret açığını tetikleyen unsurların tespiti yapılırken, küresel ücret açığının kapanması için 257 yıla daha ihtiyaç olduğu ifade edildi.

ILO ve TÜİK’in ortak çalışması sonucu hazırlanan Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü: Türkiye Uygulaması raporu çevrim içi bir seminerle açıklandı. Seminerde, ILO Türkiye Direktörü Numan Özcan, rapora ilişkin bilgiler verdi.

Özcan, cinsiyete dayalı ücret farkının çok da iyi anlaşılmadığını belirterek, bunun iş gücü piyasasında ücretli, maaşlı ve yevmiyeli olarak çalışan tüm kadınlar ve tüm erkeklerin ortalama ücret düzeyleri arasındaki farkı ifade ettiğini söyledi. Özcan, eşit işe eşit ücret ilkesinin, sürdürülebilir kalkınmanın amaçlarından biri olduğunu hatırlattı ve şöyle konuştu:

“Küresel ücret açığının kapanması için 257 yıla daha ihtiyaç var”

“Sürdürülebilir kalkınma amaçlarından sekizincisi olan insana yakışır işlerin ve ekonomik büyümenin sağlaması altında eşit değerde işe eşit ücretle kapsanıyor. Bu hedef çerçevesinde tüm hükümetler 2030 yılına kadar cinsiyete dayalı ücret farkının azaltılması konusunda çalışmak üzere bir irade ortaya koydular. Ancak ücret farkının azaltılması trendini göz önüne aldığımızda yani ilerlemenin hızına baktığımızda şu anki hızımızla gidersek küresel ücret açığının kapanması için 257 yıla daha ihtiyaç olduğu görülüyor.”

Özcan’ın konuşmasının ardından TÜİK İş Gücü Girdi Göstergeleri Grup Başkanvekili Hüseyin Tancan Kale ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş rapora ilişkin detayları aktardı.

Türkiye’de ücret açığı oranı 15,6: Türkiye’de cinsiyete dayalı ücret açığı “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması” verileri kullanılarak yüzde 15,6 olarak hesaplandı. Hesaplamalar yıllık ortalama ücret üzerinden yapılarak tespit edildi.

Kadınlar aleyhine ücret farkı olmayan ülke yok: Raporda, ücret farkının kadınların aleyhine olmayan bir ülkenin olmadığı belirtildi.

Ücret açığı yaş ortalamasıyla birlikte artıyor: Yaş grubuna göre cinsiyete dayalı ücret farkı, yaşa göre artış gösteriyor. Raporda, daha düşük yaş gruplarında cinsiyete dayalı ücret farkının daha az olduğu, alt yaş grubu olan 20-29’da ise en düşük düzeyde olduğu belirtildi. Çalışma yaşamının başlarında yüzde 3,8 olarak seyreden ücret açığı, 40’lı yaşlarda kadınların aleyhine dikkat çekici düzeyde artarak yüzde 25,9 olarak hesaplandı.

Eğitim düzeyi arttıkça ücret açığı azalıyor: Eğitim düzeyine göre cinsiyete dayalı ücret açığı, ilkokul ve altı eğitim düzeyinde çalışanlarda yüzde 38,6 olarak hesaplanırken, yüksekokul ve üzeri eğitim düzeyinde çalışanlarda yüzde 15,8 ile en düşük seviyede olduğu görüldü.

Özel sektörde kadınlar daha fazla ücret farkıyla çalışıyor: Mesleklere ve sektörlere göre cinsiyet bazlı ayrımın çok fazla olduğuna değinen Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, şöyle konuştu:

“Hizmette satış elemanların payı kadın istihdamında ücretli çalışanlarda çok yüksek. Yöneticilere bakıyoruz, kadınların oranının daha düşük olduğu veya kadınlar yöneticilik pozisyonlarına erişmiş olsalar dahi aslında cinsiyete dayalı ücret farkıyla karşılaşmış oluyorlar. Sektörlere göre cinsiyete dayalı ücret farkında ise özel sektör ile kamu arasında yaklaşık üç kat daha fazla ücret farkı ile karşı karşıyayız.”

Kayıt dışılıkta ücret farkı yükseliyor: Raporda, yüzde 24,2 ile kayıt dışı çalışanların cinsiyete dayalı ücret farkının yüzde 11,5 ile kayıtlı çalışanlara kıyasla çok daha yüksek düzeyde olması dikkat çekti.

Anne olmayan kadınlar ile babalar, annelerden daha fazla kazanıyor: TÜİK çalışma grubu ile ilk kez annelik ücret farkı da hesaplandı. Annelik ücret farkı, çocuğu olan ve olmayan kadınlar arasında yüzde 11’ken, anne ve babalar arasındaki ücret farkı ise yüzde 19 olarak hesaplandı.

TÜİK ilk kez ILO tarafından geliştirilen bir metodoloji kullandı: TÜİK ilk defa ücret açığı hesaplamasında ILO Genel Merkezi tarafından geliştirilen bir metodoloji olan faktör ağırlıklı cinsiyete dayalı ücret farkını kullandı. Bu yöntemle, ücret farkı ortalama yüzde 21,1 olarak hesaplandı.

Doç. Dr. Memiş, faktör ağırlıklı cinsiyete dayalı ücret farkı metodolojisinin önemi, “Faktör ağırlıklı ölçüm bir düzeltme yapmamızı sağlıyor. Eğer Türkiye’deki gibi çalışan kadınlar arasında örneğin yüksek eğitimliler daha ağırlıklıysa veya belirli sektörlerde yoğunlaşıyorsa cinsiyete göre çalışanlar, o zaman elde edilen ücret farkı da yanlı oluyor” şeklinde açıkladı.

Rapor hakkında: ILO ve TÜİK’in ortak çalışması sonucu ortaya çıkan Cinsiyete Dayalı Ücret Farkının Ölçümü: Türkiye Uygulaması raporu, danışman öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş ile birlikte ILO Türkiye Ofisi’nin ve TÜİK’in konuyla ilgili uzmanları tarafından oluşturuldu. Raporda yapılan hesaplamaların 2015-2018 yılları itibarıyla Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verisi kullanılarak yapıldığı belirtildi. Raporda yer alan cinsiyete dayalı ücret açığı ise ilk defa Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması (GYKA) kullanılarak elde edildi. Ayrıca, ilk defa “Annelik Ücret Farkı” da hesaplanarak raporda yer aldı. (BB)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz