Ana Sayfa Çalışma Hayatı Kocaeli Systemair işçileri kararlı: “Hakkımızın çalınıp patronun kasasına girmesinden bıktık, toplu sözleşme...

Kocaeli Systemair işçileri kararlı: “Hakkımızın çalınıp patronun kasasına girmesinden bıktık, toplu sözleşme imzalanana kadar devam edeceğiz”

Birleşik Metal-İş üyesi Systemair işçisi, gazetemize konuştu: "Hak ettiğimiz paranın cebimizden çalınıp patronun kasasına gitmesinden bıktık. Ev kirası ödeyemez duruma düştük, aç kaldık. Bu insanların hakkını devlet savunmazsa böyle gelen düzen böyle devam edecek ve bizim insanımız açlıktan ölecek."

Kocaeli Dilovası’nda sendikaya üye oldukları için ücretsiz izne zorlanan işçiler toplu sözleşme imzalanana kadar direnmeye devam edeceklerini belirtiyor. Birleşik Metal-İş üyesi bir işçi, fabrikanın ücretsiz izin şartlarını sağlamadığını kaydederek, “Firma, personelin anayasal hakkına saygı duymalıdır. Eylemler toplu sözleşme olmadan bitmeyecektir” diyor.

Gazetemize konuşan Birleşik Metal-İş üyesi Systemair işçisi, “Hak ettiğimiz paranın cebimizden çalınıp patronun kasasına gitmesinden bıktık. Ev kirası ödeyemez duruma düştük, aç kaldık. Bu insanların hakkını devlet savunmazsa böyle gelen düzen böyle devam edecek ve bizim insanımız açlıktan ölecek” şeklinde konuşuyor.

Kocaeli Dilovası’nda Systemair HSK Havalandırma Endüstri Sanayi fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olan 110 işçiden 46’sı sendikal haklarını kullandıkları için ücretsiz izne zorlandı. Ücretsiz izne çıkartılan işçiler dün fabrikanın önünde direnişe geçti.

İsveç sermayeli fabrikadaki toplam 190 işçiden 110’u fabrikadaki çalışma koşullarına ve baskılara dayanamayarak Birleşik Metal-İş’e üye oldu. Üye olan 110 kişi arasından 46’sı fabrika tarafından ücretsiz izne zorlandı. Fabrikada iki yıl iki aydır çalışan ve ücretsiz izne çıkartılan bir işçi, “Firma, personelin anayasal hakkına saygı duymalıdır. Eylemler toplu sözleşme olmadan bitmeyecektir” ifadelerini kullandı.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından Perşembe günü yetki tespit belgesinin fabrikaya ulaşmasının ardından işçilere yönelik baskılar arttı. Formenler aracılığıyla fabrikaya işçilerin sendikalı olup olmadıklarına dair sorular soran işçiler, sendikalı olduklarını Cuma günü açıkladı.

Sendikalaştıkları için ücretsiz izin dayatılan işçiler direnişe geçti

Gündüz vardiyasında “Anayasal hakkımızı kullandık ve sendikalı olduk” diyen 46 işçi, COVID-19 salgını nedeniyle işlerin durgun olduğu söylenen bir bildiri okunarak ücretsiz izne çıkartıldı. Gece vardiyasındaki işçiler ise Cuma günü çalıştırılmadı.

Fabrikada iki yıl iki aydır çalışan ve ücretsiz izne çıkartılan bir işçi, sürecin şöyle anlattı:

“Örgütlenmemiz devam edecek endişesiyle cuma gece vardiyasında çalışan işçileri fabrikaya dahi getirtmediler. 46 kişiyi ücretsiz izne çıkardıktan sonra kalan personeli de ücretsiz izne göndereceklerinden emindik. Ancak pazartesi sabahı itibarıyla kapıdaki direnişimizi görüp bundan dolayı geri adım atmış olabilirler ya da personeli izne göndermenin direnci kırmadığını, personelin daha da sesini çıkarttığını düşünmüş olabilirler.”

“Herkesin bilinçaltında sendika vardı ama söylemeye cesaret edemiyorduk”

Fabrikada personeli sendikal örgütlenmeye itenin bizzat Genel Müdür olduğunu belirten işçi, baskılara dayanamadıklarını kaydetti. İşçi, COVID-19 nedeniyle her yıl Mayıs ayında yapılan zammın Eylül ayına ertelendiğini söyleyerek, dört aylık zam farkının toptan verileceğinin söylenmesine rağmen Eylül ayına gelindiğinde zam farkının iki ayının verilip iki ayının verilmeyeceğini açıkladıklarını anlattı.

Çalışma koşullarının da insan sağlığına yakışır olmadığını belirten işçi, “Bu tutumlar personelin içinde kin biriktirdi. Herkesin bilinçaltında sendika vardı ama söylemeye cesaret edemiyordu çünkü baskı altındaydık. Ama artık öyle bir seviyeye geldi ki evimize gelip eşimizle yemek yiyemez duruma geldik. Mesaiye kalmak istemeyen personele 45 gün izne gönderme silahı kullanılıyordu” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Personele selam vermeyen genel müdür, işçileri tek tek odasına davet etti”

“Firmada çalışan ve ücretsiz izne çıkartılmayan sendika üyelerine sendikadan istifa etmeleri konusunda yoğun baskı yapılıyor. Birçok arkadaşımız hafta sonu aranıp baskı yapılıp istifa ettirilmeye çalışıldı. Personelimiz tarafından yapılan dirence karşı şaşırıp bugüne kadar personele selam vermemiş olan fabrika genel müdürü işçileri tek tek odasına davet etti.

Personellerin bazılarının ailesine ulaşıp sıkıntı çıkarttılar. Yetki belgesinin geldiği gün akşam 5’ten gece 1’e kadar telefonum susmadı. İlk başta reddettim sendikalı olduğumu. ‘Kim yaptı? Onları bize bul. Neden yaptı? Sendikadan vazgeçin’ tepkileri geldi. Süreci çok çirkin yönetip personeli bastırmaya çalıştılar.

“İşveren ücretsiz izni silah olarak görüyor”

Patrona nasıl ücretsiz izin hakkı verildiyse bize de sendika hakkı verilmiş. Üretim yüzde 60’ın altına düşmedi. Fabrika durma noktasına gelmedi. Katbekat zenginleşti. İşveren ücretsiz izni silah gibi görüyor. Devlet, bu 46 kişiye 1170 lira ödeyecek. Yaklaşık 46 bin liraya yakın devletin kasasından para çıkması işverenin keyfi hareketidir. Fabrikada iş de mesai de var. Bizim patronlarımızın açgözlülüğünden devlete de zarar. Bizi ücretsiz izne çıkartıp yaptığımız işi tedarikçilere, taşerona yaptırıyor.

Bizim derdimiz hırgür değil, evimize götüremediğimiz ekmek. Hak ettiğimiz paranın cebimizden çalınıp patronun kasasına gitmesinden bıktık. Ev kirası ödeyemez duruma düştük, aç kaldık. Bu insanların hakkını devlet savunmazsa böyle gelen düzen böyle devam edecek ve bizim insanımız açlıktan ölecek.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz