Ana Sayfa İklim Mahkeme, Bakanlığın “av turizmi” savunmasını yetersiz buldu, bilimsel ve hukuki dayanak istedi

Mahkeme, Bakanlığın “av turizmi” savunmasını yetersiz buldu, bilimsel ve hukuki dayanak istedi

Antalya ve Isparta’da 47 yaban keçisinin öldürülmesini içeren av ihalesine karşı açılan davada Tarım ve Orman Bakanlığı savunma yaptı, mahkeme savunmayı yetersiz bularak bakanlıktan hukuki ve bilimsel dayanak sunmasını istedi.

Salda için Türkiye Grubu ve A Platformu’nun Antalya ve Isparta’daki “av ihalesine” karşı açtığı yürütmeyi durdurma davasında ara karar çıktı. Mahkeme, Türkiye’de nesli tükenme tehlikesi altındaki 47 yaban keçisinin öldürülmesini kapsayan av ihalesinin yasal ve bilimsel gerekçelerine dair Tarım ve Orman Bakanlığı’nın sunduğu yazılı savunmayı yeterli bulmayarak, Bakanlıktan ek bilgi ve belge talep etti. Ara kararı duyuran doğa ve hayvan hakları savunucuları ise, Bakanlık izniyle yürütülen av turizmi ve avcılık faaliyetlerinin etik, hukuk ve bilim dışı olduğunu vurgulayarak bir kez daha yürütmenin iptalini istedi.

Antalya ve Isparta’da Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından düzenlenen “av ihalesine” karşı Isparta İdare Mahkemesi’nde açılan davada, Mahkeme’nin talebine rağmen, Bakanlık av turizminin “gerekliliğine ilişkin” herhangi bir bilimsel rapor sunmadı.

Salda için Türkiye Grubu’ndan Hediye Gündüz ile Platform katılımcıları Saliha Altın ve Yeşim Vardar tarafından açılan davada, Mahkeme aynı zamanda koruma altındaki bazı türleri de kapsayan av turizmi uygulamasının mevcut kanunlara aykırı olması nedeniyle Bakanlık’tan hukuki dayanağı netleştirmesini istedi.

Ulusal ve uluslararası mevzuatla koruma altında

Antalya ve Isparta’da 13 parti halinde avlanması öngörülen toplam 47 yaban keçisi (Capra aegagrus) için, 17 Haziran’da Tarım ve Orman Bakanlığı Burdur 6. Bölge Müdürlüğü tarafından ihale düzenlendi. Yaban keçileri, Doğa ve Doğal Kaynakların Koruması İçin Uluslararası Birlik (IUCN) Kırmızı Liste kriterlerine göre global ölçekte nesli “neredeyse tehdit altında” (NT – Near Threatened) olan, Türkiye’nin de dahil olduğu Akdeniz Bölgesinde ise “hassas” (VU – Vulnerable) durumda bulunan bir tür.

Türkiye’nin 1984’ten bu yana taraf olduğu Bern Sözleşmesi’nin “kesin koruma altındaki türler” Ek-II Listesi’nde yer aldığı için yaban keçilerinin her türlü kasıtlı yakalanması, alıkonması ve kasıtlı öldürülmesi ya da canlı veya cansız olarak elde bulundurulması ve iç ticareti yasak.

Yaban keçileri ayrıca iç mevzuat dahilinde Bakanlığın koruma altına aldığı hayvan listesinde yer almasına rağmen bu yıl “kırsal kalkınmaya destek” amacıyla Bakanlığa bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından av turizmi kapsamına alındı.

“Av ihaleleri etik, hukuki ve bilimsel dayanaktan yoksun”

Mahkemenin ara kararını yazılı bir açıklamayla duyuran Salda İçin Türkiye Grubu, A Platformu, Türkiye Vegan ve Vejetaryenler Derneği (TVD), Hayvanlara Adalet Derneği (HAD), Yunuslara Özgürlük Platformu, Hayvan Hakları ve İzleme Komitesi (HAKİM) ve Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, av ve av ihalelerinin etik, hukuki ve bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı ve bakanlığın uluslararası sözleşmeleri çiğneyerek T.C. Anayasası’nın 90. maddesine de muhalefet ettiğinin altını çizdi.

Bakanlık: Av izni kırsal kalkınmaya destek amacıyla verildi

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, davanın reddinin istendiği mahkemece yetersiz bulunan yazılı savunmasında şöyle denildi;

“Avcılık faaliyetlerinin 4917 sayılı Kanuna dayanılarak yürütüldüğü, yoğunluğun arttığı popülasyonlarda çevre direnci sebebiyle gerileme sürecine girildiği, bu sebeple popülasyonunun devamı için müdahale edilmesi gerektiği, çoğalmanın sağlanmasının amaçlandığı, zayıf, hasta, genetik deformasyona sahip ve üreme yeteneği düşük yaşlı bireylerin ve evcil hayvanlarla çiftleşme sonucu oluşan melezlerin popülasyondan çıkarılmak istenildiği, uluslararası düzeyde av turizmi potansiyeli olan yaban keçisi her ne kadar Bakanlığın koruma altına aldığı hayvanlar listesinde bulunsa da, kırsal kalkınmaya destek vermek amacıyla Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) tarafından avlanmasına izin verildiği, avlanmanın ekolojik prensipler çerçevesinde sağlıklı bir şekilde hazırlanabilmesi için birey sayısı, bunların yaş ve cinsiyet durumları, doğan yavruların yaşama oranları gibi popülasyon dinamiğine ilişkin temel bilgilerinin değerlendirildiği, her hayvan için bir trofe (boynuz) değeri belirlendiği, popülasyonun en fazla yüzde 1’inin avına izin verildiği, popülasyondaki birey sayısının 100’ün altına düşmesi halinde ise avcılığa izin verilmediği, dava konusu uyuşmazlıkta da devlet avlaklarında envanter çalışması sonucu belirlenen 47 adet yaban keçisi kotasının 2886 sayılı kanun kapsamında satımının ihale edildiği…”

Mahkeme savunmayı yetersiz buldu

Mahkemenin, ara kararında; “Dosyadaki bilgi ve belgelerden sahadaki envanter ve etüt çalışmalarının Yazılıkaya Devlet Avlağındaki envanter dökümleri ile Gidengelmez Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları’ndaki (YHGS) envanter belirlenmesine yönelik envanter çalışmalarının dosyada bulunmadığı görülmüş olup, ihaleye konu tüm YHGS’lerinin gözlek sayılarının belirlenmesine yönelik envanter çalışmalarının (fiş, tutanak, envanter raporlarını) ortaya koyan bilgi ve belgelerin ayrı ayrı istenmesine” ve “Dava konusu yaban keçilerinin Bakanlığın koruma altına alınan yaban hayvanları listesinde bulunduğu, fakat kırsal kalkınmaya destek vermek amacıyla DKMP tarafından avlanmasına izin verildiği belirtilmekle birlikte, 4915 sayılı Kanunun 4. maddesindeki düzenlemede koruma altına alınan hayvanların avına izin verilmediği hususları birlikte değerlendirildiğinde; Bakanlık tarafından izin verilmesine ilişkin işlemle birlikte, işlemin dayanağının hangi mevzuat olduğu hususu açıklanarak konuya ilişkin belge ve bilgilerin istenmesine” karar verdi.

Mahkeme ayrıca, “Popülasyon büyüklüğünün yüzde 1’i geçmeyecek şekilde belirlenir” ifadesini dikkate alarak, “söz konusu popülasyon büyüklüğünün nasıl belirlendiğine ilişkin … belge ve bilgilerin istenilmesine” de karar verdi. (ANKA)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz