Ana Sayfa Yaşam Marmara Depremi’nden sonra hayatını deprem kayıplarına ve engellilere adadı

Marmara Depremi’nden sonra hayatını deprem kayıplarına ve engellilere adadı

17 Ağustos 1999’da yaşanan büyük Marmara Depremi’nden 4 yıl sonra oğlunu kayıplar mezarlığında bulan Emine Cebeci, 22 yıldır engelliler ve deprem kayıpları için mücadele ediyor.

Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan Emine Cebeci, enkaz altından sağ olarak kurtarıldıktan sonra hastanede hayatını kaybeden oğlu Serkan’ı 4 yıl sonra kayıplar mezarlığında buldu. Oğlunu bulmak için hayatının en acı mücadelesini veren Anne Cebeci hayata nasıl tutunduğunu anlattı.

“Odasına ulaşamadan evimiz yerle bir oldu”

“Ben de o felaketi en ağır yaşayan annelerden biriyim. O geceye kadar çok mutlu, hayat dolu bir insan olarak yaşamımı sürdürüyordum. O geceden sonra oğlumu, dostlarımı ve sağlığımı sorumsuzca yapılan binalar yüzünden kaybettim. Deprem 45 saniye sürdü ama evimiz ilk beş saniyede yıkıldı. Oğlum astsubaylığı kazanmıştı o akşam çok mutluyduk. 02.30’a kadar uyuyamadım yatağa girmek istemedim. O sırada köpeğimiz huzursuzlandı ulumaya, havlamaya ve ellerimi tırnaklamaya başladı. Bir anda oğlumun odasına koştu ve o an ev çok şiddetli sallandı. Oğlumun yanına gitmek istedim ancak her sarsıntıda sağa sola savruldum odasına ulaşamadan evimiz yerle bir oldu.

Üzerinden 22 yıl geçmesine rağmen izleri hala silinmeyen depremde bir ayağı zarar gören Cebeci: “Enkaz altında 1 saat kaldıktan sonra Serkan’ın sesini duydum ağlıyordu. “Anne ayağım eziliyor kımıldayamıyorum” diyordu. Biraz daha dayanması için telkinler veriyordum. Öğlen 12’de oğlumu enkazdan çıkarıp askeri hastaneye götürdüler. Ben de 16 saatin sonunda çıkarıldım. Ayağım çok ezilmişti 8 ay hastanede yattım 14 ameliyat geçirdim. Serkan’ı İstanbul Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne (GATA) götürdüklerini söylemişlerdi. Bu süreçte yakınlarım oğlumu aradı. İyileştikten sonra sayısız hastane ve dispansere gittim. Hiçbirinde bulamadım. Karakollara, yurtlara aklıma gelebilecek olan her yere gittim. “

Yıllarca sayısız cesede baktım morglara girdim”

“Benim oğlum da sağ gitmişti hastaneye ondan sonra kayboldu. 4 yıl boyunca Türkiye’de aramadığımız yer kalmadı. Morglar, hastaneler, emniyetler… Yollarda bıçaklanan bütün çocukların cesedine baktım. Tarife uyan uymayan her çocuğu teşhis için gittim. Hala bu yüzden psikolojim bozuk.  Bir umut diye gelen bütün telefonlara gider olmuştum. Yıllarca sayısız cesede baktım morglara girdim.

Yaşadığı onca acıdan sonra mücadelesini sürdürmeye devam eden Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor: “Enkazdan çıkarılan sahipsiz 18 cenazenin kimsesizler mezarlığına gömüldüğünü öğrenince mahkemeye başvurdum ve mezarların açılmasını talep ettim. Ardından kayıplar için Başbakanlık tarafından 81 ile genelge yollandı. 3,5 yıl sonra mezarların açılmasına karar verildi. Valiliklerin kapılarına kadar kayıpların resimleri asıldı. O zamanın parasıyla 7,5 milyar ile mezarların açılmasını ve DNA testi yapılmasını istedim. 18 mezar açtırdım. Ne yazık ki oğlumu orada buldum.  Kemiklerini bana verdiler Adli Tıp’a götürdüm tarama yapıldı. Hepsini kendi çabamla yaptım. Sonuçlandıktan sonra oğlumu aldım mezara koydum. Oğlum hiç bozulmamıştı şok içerisindeydim. Kolundaki bilekliği ve kıyafetleri olduğu gibi duruyordu.”

“‘Siz bir adım gelin ben iki adım gelirim’ dedi”

“Bir gün depremde kızı kaybolan arkadaşım Nurgül ‘Emine Abla senin için çok sevindim oğlunu buldun ama kendi adımıza da üzüldüm senden başka bizimle kim ilgilenecek’ dedi. ‘Siz bir adım gidin ben iki adım gelirim’ diyerek bu yola baş koyduk ve 22 senedir insanların yanındayım. O acıyı en iyi ben anlarım. O zamanlar prefabrik evde kalıyordum o evin kapısı hiçbir zaman kapanmadı. Belki bir haber gelir diye hep bekledim. Yaşanılan acılar çok büyük. Kayıp çok zor. Deprem bitti ancak izleri silinmedi. Bir sürü insanımız engelli ve yatağa bağımlı kaldı. Ben de bundan sonraki süreçte insanlara bir faydam olsun dedim ve bir yolculuğa çıktım. 2004 yılında Gölcük Engelliler Derneğini kurdum ve çok mutluyum. Burada bir sürü insana yardımcı oluyoruz. Arkadaşlarımızla kurduğumuz dernekte çeşitli kurslar açıyor ve eğitimler veriyoruz. Yardıma muhtaç insanların evine gidip onlara ev işlerinde destek oluyoruz.”

Her kayıp için birer fidan dikti

“17 Ağustos mezarlığımızda depremde kaybolan çocuklar adına birer fidan diktirmiştim. Mezarları yok bari birer fidanları olsun dedim. Hepsinin doğum tarihi var ancak ölüm tarihleri yok. Kimse bunu fark etmiyor. Şimdi ağaçlarımız kocaman oldu. Deprem gerçeği unutulmasın. Her an bu gerçekle yeniden karşılaşabiliriz. Gerekli tedbirler alınsın.”

Yaşadığı acıları ihtiyaç sahibi insanlara yardım ederek unutmaya çalışan Cebeci, deprem kayıplarının yok sayılmamasını ve bu konuda gerekli adımların atılmasını istiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz