Ana Sayfa Çalışma Hayatı Odyoloji ve odyologlar: Sağlık hizmetinin temel ayaklarından ama “yok gibi bir şey”...

Odyoloji ve odyologlar: Sağlık hizmetinin temel ayaklarından ama “yok gibi bir şey” Atama yok, değer yok, ekipman yok, mevzuat yok

İşitme ve denge kayıplarının tanı ve tedavisinde çalışan odyologlar sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olsa da gereken değeri görmüyor. Atama sayıları oldukça düşük. Atanan odyologlar ise yetersiz ekipmanlarla çalışıyor. Mevzuatın net olmaması nedeniyle odyologların alanlarında başka kişiler çalıştırılıyor.

İşitme ve denge kayıplarının tanı ve tedavisinde çalışan odyologlar sağlık hizmetlerinin önemli bir parçası olsa da gereken değeri görmüyor. Atama sayıları oldukça düşük. Atanan odyologlar ise yetersiz ekipmanlarla çalışıyor. Mevzuatın net olmaması nedeniyle odyologların alanlarında başka kişiler çalıştırılıyor.

Odyologların sorunları sadece bunlarla bitmiyor. Türkiye’de önlisans, lisans ve yüksek lisans olmak üzere toplam 131 program mevcut. Her yıl yüzlerce öğrenci bu programlarda mezun olurken Sağlık Bakanlığı son yaptığı 12 bin kişilik atamada odyoloji alanında mezun olanlara 20 kontenjan ayırdı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde çalışan odyologlar en düşük 84 puanla atanıyor. Odyologlar mesleki tanımsızlıktan, atama oranlarının düşüklüğünden ve mevzuat eksikliğinden şikayetçi.

Odyoloji Bölümü mezunlarının da bölüm öğrencilerinin de ortak kaygıları ve sorunları var. Odyoloji öğrencileri mezuniyet sonrası işsizlikten yakınırken atanan odyologlar ise atandıkları yerlerde ekipman eksikliğinden şikayetçi. Ataması yapılmayan odyologlar özel sektördeki mevzuat eksiliğinden dert yanıyor. Türkiye’de odyoloji alanında önlisans, lisans, yüksek lisans düzeyinde eğitim veren eğitim programları olmasına rağmen bölüm ve çalışanların ne iş yaptığı halk tarafından da bilinmiyor.

Odyoloji Derneği tepki göstermişti

Mevzuattaki boşluk nedeniyle başta özel eğitim öğretmenleri, ebeler, hemşireler de sertifika alarak odyolog olarak çalışabiliyor. Odyoloji Derneği daha önce yaptığı yazılı açıklamayla alan dışı atamaların ve görevlendirilmelerin yapılmasına itiraz etmişti.

Yeterli atama yapılmadığı için mezunların özel sektöre yönlendiğini belirten odyolog M.T. özelde ise mevzuat eksikliği nedeniyle kendi işlerini başka alandaki görevlilerin yaptığından şikayetçi. Özel sektör içinde en çok odyolog istihdamını sağlayan rehabilitasyon merkezlerinde odyologlara imza yetkisi de tanınmıyor. Bu alanda özel eğitim öğretmenleri çalışabiliyor.

Özel rehabilitasyon merkezinde odyolog olarak çalışan E.K. çalışmaya ilk başladığında kurumun odyologlardan ve odyolojiden haberi olmadığını söylüyor. E.K., hastanelere az sayıda odyolog atandığını, özel sektörde ise mevzuat eksikliği nedeniyle çalışma alanının belirsiz olduğunu belirterek özel sektördeki tek sorunun mevzuat eksikliği olmadığını, kurum sahiplerinin hem özel eğitim öğretmeni hem de odyolog çalıştırmak yerine iki işi bir kişiye yaptırdığını vurguluyor.

Bir başka odyolog adayı E. K., gelecekteki meslektaşlarının korkusunu şimdiden yaşıyor. B.V. Üniversitesi Odyoloji son sınıf öğrencisi olan E.K., odyologlar için yeterli atamanın ve özel sektördeki tanımsız çalışmanın bölüm öğrencileri tarafından kaygıyla karşılandığını söylüyor. Özel sektörün odyologlara yeteri kadar değer vermediğini okulu bitirmeden fark ettiğini belirten K., bölüm için yeterli istihdamın sağlanmamasının mesleğine olan saygısını ve sevgisini azalttığını ifade ediyor.

Odyologlar istihdam ve çalışma şartlarında kendilerini güvende hissetmiyor

Çalışma şartlarında da belirsizliklerin olduğunu belirten odyologlar, bu durumun kendileri için güvensizlik yarattığını ifade ediyor. Rehabilitasyon merkezlerinde işitme kaybı olan çocukların tedavisi özel eğitim öğretmenlerine bırakıldığı gibi Sağlık Bakanlığı bünyesinde de ebeler ve hemşireler aldıkları sertifikalarla odyolog olarak çalışabiliyor. Bu şartlar odyologların istihdam alanlarını daraltırken odyologlar da doğal olarak istihdam endişesi yaşıyor.

M.T. özel sektördeki mevzuat eksikliğinin sadece kendilerini değil işitme kaybı olan çocukları da etkilediğini ifade ediyor. Birçok kurum sahibinin ticari kaygıyla hareket etmesi ise hem odyologlar için hem odyoloji alanı için sorun yaratmaya devam edecek gibi duruyor. Sağlık Bakanlığı’nın da Milli Eğitim Bakanlığı’nın mevzuatla ilgili çalışmaları bulunmuyor.

Odyoloji son sınıf öğrencisi E.K. iş konusunda kendini güvende hissetmediğini ama bunun üniversitelerdeki diğer bölümler ve yurttaşlar için de geçerli olduğunu belirterek daha büyük sorun olan diplomalı işsizliğe parmak basıyor. Pandemi nedeniyle çalışmanın herkes için temel bir sorun olduğunu ama yeni mezunlar için sorunun daha büyük olduğunu ifade eden K., işyeri sahiplerinin ya tecrübeli eleman aradıklarını ya da daha ucuz işgücü olarak başka bölüm mezunlarını çalıştırıldığına dikkat çekerek bu durumun yeni mezunlarının önünü kestiğini vurguluyor.

“Daha fazla atama istiyoruz”

Alandaki yüzlerce mezuna rağmen son yapılan kamu atamalarında odyologlara sadece 20 kontenjan ayrıldı. İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, bu konuyu daha önce Meclis gündemine taşımış, 10 Ekim 2020 tarihinde yaptığı konuşmada “Odyologlar atanmayacaklarsa neden yetiştirildiler?” diye sormuştu. Cesur, bin 754 odyoloji mezunundan yalnızda 221’inin atandığını ve 2016-2019 döneminde mezunlar arasına katılacak 2 bin 813 odyolog daha olduğunu söylemişti. Cesur’un verdiği sayılara 2020 mezunları ve 2020’de Odyoloji Bölümüne yerleşen öğrenciler ise dahil değil.

Odyologlar ise her hastaneye en az iki odyolog atanması gerektiğini kaydediyor. Odyolog M.T., pandemi nedeniyle hastanelerdeki odyolog sayısının daha da önem kazındığını ifade ediyor. M.T., COVID-19’un işitme kayıplarına da neden olabileceğini hatırlatarak bu dönemdeki atamalarda odyologlar için daha fazla kadro açılmasını talep ediyor. COVID-19’un neden olduğu işitme sorunlarının yanı sıra Türkiye’de 1 milyona yakın işitme kayıplı bireyin olduğuna dikkat çeken M.T., bu durumla baş etmek için daha fazla atamanın şart olduğunu dile getiriyor. M.T., hastaların kendilerine yönlendirilmeden ilaç yazılıp gönderildiğini ama bu durumun hastalar için çözüm olmadığını belirtiyor.
Özel bir rehabilitasyon merkezinde çalışan E.K., buradaki eksiklik nedeniyle odyologların çalışması gerektiği alanlarda özel eğitim öğretmenlerinin görevlendirildiğini, bu durumun kurum sahiplerinin işine geldiğini ifade ediyor. E.K., eksiklik nedeniyle işverenlerin özel eğitim öğretmenlerini hem eğitim faaliyetlerinde hem de odyologların yapması gereken modüllerde çalıştırıldığını söylüyor.

“Hasta olarak da şikayetlerim var”

Odyolog adayı olan ve aynı zamanda işitme kaybı bulunan E.K., hasta olarak şikayetlerinin bulunduğunu da söylüyor. K., hastanelerde odyologların yeteri kadar istihdam edilmemesinin kendi gibi işitme kaybı olan bireyleri de etkilediğini dile getirirken, her hastanede odyologların bulunmaması nedeniyle işitme konusunda uzman bulmakta zorlandığını ve bu durumun kendisini hasta olarak kötü etkilediğini de ifade ediyor. Odyologlar atamalarının yetersiz olmasının hastalara da yeteri değer verilmemesini getirdiğini söyleyen K., konunun uzmanlarına ulaşmanın hastalar için “şans” olduğunu belirtiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz