Ana Sayfa İklim TMMOB’dan nükleer santral mücadeleleri söyleşisi: “Nükleer santral belasını bize reva görenleri tarihin...

TMMOB’dan nükleer santral mücadeleleri söyleşisi: “Nükleer santral belasını bize reva görenleri tarihin çöp defterine atacağız”

Mersin Akkuyu’da yapımı devam eden, Sinop İnceburun Yarımadası’nda ise yapılması planlanan nükleer enerji santrallerindeki son durum Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'nin (TMMOB) 1 Şubat'ta düzenlediği “Nükleer Santral Macerası ve Mücadele” başlıklı çevrim içi söyleşide değerlendirildi. Söyleşide santral alanlarındaki ağaç katliamlarına, hayvanların doğal yaşam alanlarının zarar gördüğüne ve yaşananlardan balıkçıların olumsuz etkilendiğine dikkat çekildi.

Mersin Akkuyu’da yapımı devam eden, Sinop İnceburun Yarımadası’nda ise yapılması planlanan nükleer enerji santrallerindeki son durum Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin (TMMOB) 1 Şubat’ta düzenlediği “Nükleer Santral Macerası ve Mücadele” başlıklı çevrim içi söyleşide değerlendirildi. Söyleşiye katılan Makina Mühendisleri Odası (MMO) Enerji Çalışma Grubu ve TMMOB Nükleer Güç Santrali (NGS) İzleme Komisyonu Üyesi Oğuz Türkyılmaz, Türkiye’nin elektrik açığı olduğu gerekçesiyle nükleer santral yapımını destekleyenlere elektrik üretiminde açığın olmadığını söyleyerek, “Tükettiğiniz 300, mevcut 450’yi, inşa edilenlerle 550’yi geçiyor. Nerede elektrik ihtiyacı varmış?” diye sordu.

“Nükleer santrallerin neresi yerli?”

Mühendis Türkyılmaz, 1956 yılında Türkiye Atom Enerjisi Kurumu’nun (TAEK) kurulmasıyla Türkiye’nin nükleer santral macerasının başladığını kaydetti. “Nükleer olmadan da enerji sorunu çözülebilir” diyen Türkyılmaz, nükleer santral yapılmasını savunanların santraller aracılığıyla nükleer lige girme iddiasına ise “Hadi oradan! Nükleer lige girmek nükleer santral yapmakla olmuyor. Hele hele Rusların size santral yapmasıyla hiç olmuyor” ifadeleriyle cevap verdi. AKP iktidarının nükleer güç santralinin yapımında yerli ve yenilenebilir enerji sloganıyla hareket etmesini hatırlatarak, “Nükleer santrallerin neresi yerli? Teknolojisi yabancı, yakıtı yabancı, işletmesi yabancı. Her boyutuyla yabancı ve dışa bağımlı. Hem de yenilenebilir bir enerji değil” ifadelerini kullandı. Uzun yıllardır nükleer santraller üzerine çalışan Türkyılmaz, özellikle Akkuyu’da yapımı devam eden nükleer santral için bu durumun daha fazla geçerli olduğunu belirtti.

“Tükettiğiniz 300, mevcut 450’yi, inşa edilenlerle 550’yi geçiyor.”

Türkyılmaz, elektrik üretimindeki açığı kapatma gerekçesiyle nükleer santral yapımını destekleyen kişi ve kurumlara son üç yıldan beri Türkiye’deki elektrik talebinde bir artışın olmadığını, bu talepte bu yıl geçen yıla göre yüzde 0,3 artış olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanlığı’nın hazırladığı raporda Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesinin 467 milyar kilowatt saat olduğunu belirten Türkyılmaz, “Akkuyu hariç inşaatı süren santralleri de dikkate aldığımızda onlardan da gelen bir 60-70 kilowatt saat var, sonuçta 500 milyar kilowatt saati geçiyorsunuz. Tükettiğiniz 300, mevcut 450’yi, inşa edilenlerle 550’yi geçiyor. Nerede elektrik ihtiyacı varmış?” diye konuştu.

TMMOB NGS İzleme Komisyonu Üyesi Türkyılmaz: Stratejik belge, eylem planı ve yol haritası eksik

Türkiye’nin nükleer enerjiye ilişkin bir planlaması olmadığını dile getiren Türkyılmaz, “Nükleer santral inşaatı herhangi bir inşaat değildir. Çok özellikleri olan bir inşaattır. Hem inşaatı yapacak ana yüklenicinin hem alt yüklenicinin hem de denetleyici kuruluşların bu işe ciddi hazırlıklarının olması gerekir” dedi. Santrallerin atık, çözüm ve risk sorunlarının çözülmediğini vurgulayan Türkyılmaz, projelerin eylem planı, yol haritası ve stratejik belgelerinin eksik olduğuna işaret etti.

“Böyle bir ceza vermeye hakları da yok yetkileri de yok”

Türkyılmaz, Sinop’ta yapılması planlanan NGS için çıkarılan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun usulsüz olduğunu söyleyerek, “ÇED raporunun kendisi bir zırvalık ürünü. Çünkü ÇED raporu Japonların çekildiği projeye dayanıyor. Projenin yeni ortağı Çinliler olsa, böyle varsayalım. Yeniden reaktör tipleri, teknolojileri, yatırım sistemleri değişecek. Çekilmiş bir ortağın kurgusuna göre bir ÇED raporu yapıyorsun, onu ‘Uygundur belgesi’ görüyorsun. Ne akılla görüyorsun. Akıl makıl değil tezgâh bu” şeklinde konuştu.

Sinop’un Gerze ilçesinde yapımı iptal edilen termik santrale rağmen santralin yapımına karşı çıkan yurttaşlara 10 yıl sonra hapis cezası verilmesini eleştiren Türkyılmaz, “Böyle bir ceza vermeye hakları da yok yetkileri de yok. Çünkü biz tarih önünde haklı olduğumuzu düşünüyoruz” diyerek, halkın aleyhine olan tüm girişimlere bugüne dek karşı çıktıklarını, bundan sonra da karşı çıkacaklarını vurguladı.

“Rapordaki eksiklikleri tamamlayan zemin etüdü çalışması yaptılar”

Sinop Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Kayhan Konukçu, Sinop’taki NGS projesinde yaşanan gelişmeleri söyleşide özetledi.  Santral alanında ağaç katliamı yapıldığını, hayvanların doğal yaşam alanlarının zarar gördüğünü ve yaşananlardan balıkçıların olumsuz etkilendiğini kaydeden Konukçu, ÇED raporu olarak öne sürülen belgenin ÇED raporuna dâir hiçbir özellik taşımadığına dikkat çekti. Konukçu, iki aydır Hollanda bandıralı bir gemiyle Sinop’ta denizde ve karada çalışma yapıldığını, bu çalışmanın hazırlatılan ÇED belgesinin yetersizliğini gidermek için yapıldığını aktardı. Konukçu, şu anda alanda herhangi bir çalışmanın yapılmadığını söyleyerek, “ÇED raporundaki eksiklikleri tamamlayan zemin etüdü çalışması yaptılar iki aylık bir süreçte. Onun haricinde bir çalışma yok” dedi.

NKP Sözcüsü Konukçu: Nükleer santral belasını bize reva görenleri tarihin çöp defterine atacağız

Nükleer karşıtı demokratik kitle örgütleri, milletvekilleri ve belediye başkanları tarafından 2 Ekim 2020 tarihinde ÇED raporunun iptali istemiyle açılan davaya ilişkin konuşan Konukçu, “Özellikle yargı süreçlerinde bizim gibi platformları ve dava açanları yıldırmak için yüklü bir bilirkişi ücreti çıkarıyorlar. Bir haftalık bir süre içinde 41 bin lira civarında bilirkişi ücreti ödememizi istediler” dedi. Ücretin nükleer karşıtı kişi ve kurumların desteğiyle karşılanarak ödendiğini bildiren Konukçu, “Başaracaksak birlikte başaracağız. Hem Mersin Akkuyu’da hem Sinop’ta yaşanan süreç aslında nükleer santral belasını bize reva görenleri tarihin çöp defterine atacağız” ifadelerini kullandı.

TMMOB Genel Sekreteri Gül: Akkuyu’da süreç bitmedi, Sinop’ta ise mücadele yeni başladı

TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül ise Akkuyu’daki sürecin tamamlanmadığına işaret ederek TMMOB’nin “akıl ve bilim dışı” olarak nitelediği projeden vazgeçilmesi talebini tekrarladı. Gül, Sinop’taki nükleer karşıtı mücadelenin yeni başladığını, hazırlatılan ÇED raporunun formalite gereği olduğunu belirtti ve “Sinop’un mücadelesine güç vermeye, destek vermeye devam edeceğiz” dedi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz