Ana Sayfa Çalışma Hayatı TTB Değerlendirme Raporu’ndan: “Özel laboratuvar testlerinin sonuçları sisteme kaydedilmiyor”

TTB Değerlendirme Raporu’ndan: “Özel laboratuvar testlerinin sonuçları sisteme kaydedilmiyor”

Türk Tabipler Birliği (TTB) geniş çaplı "6’ıncı Ay COVID-19 Değerlendirme Raporu"nu yayımladı. Raporda, COVID-19’un sağlık çalışanları, hastaneler, işçiler ve diğer alanlar üzerindeki etkisi incelendi.

Türk Tabipler Birliği (TTB), 13 ayrı bölüm ve 84 ayrı başlıkta COVID-19’un 6’ncı ayını değerlendirdi. Raporda yer alan veriler, sağlık sistemini, Pandemiyle mücadeleyi, sağlık çalışanları üzerindeki baskıyı ve eşitsizlikleri ortaya koyuyor.

Salgının sadece hastane merkezli yönetilmesi başarıyı zora sokuyor

Salgın süreçlerinin başarılı yönetilmesinin ön şartının birinci basamak hizmetlerinin doğru organizasyonu olduğunun altı çizilen raporda, sağlık hizmetlerinin hastane merkezli değil, toplum merkezli verilmesi gerektiği vurgulanıyor. TTB’nin raporunda, salgında hastalığın yayılmasının önüne geçmede en etkili yöntemin salgının sahada yönetilmesi olduğu belirtiliyor. Salgınlarda sadece hastane odaklı yaklaşımla mücadele etmenin eksik bir politika olduğu kaydedilen raporda, basamaklar arası iletişim ve koordinasyonun çok iyi sağlanmanın etkili olacağının altı çiziliyor Özellikle pozitif vakalar için hem yaşam alanlarına hem de çalışma alanlarına hızlı ve etkin filyasyon yapılmasının, hastalığın yayılmasını önlemede önemli olduğu da kaydediliyor.

Pozitif vakalar sisteme işlenmiyor

Raporda filyasyon ekiplerinin günde 12-14 saat çalıştıkları bilgisi de veriliyor. Vaka tespiti ve filyasyon çalışmasının sadece hastanelere başvuran semptomlu kişiler üzerinden yürütüldüğü hatırlatılarak, hasta bireyin telefon beyanı üzerinden devam eden filyasyon sürecinin etkin bir salgın yönetimi için yeterli ve etkili olmadığı vurgulanıyor.

Öte yandan raporda, son ayda bazı iş yerlerinin ya da grupların toplu olarak özel laboratuvarlarda testler yaptırdıkları ve pozitif çıkan test sonuçlarının sisteme girişlerinin yapılmadığı kaydediliyor.

Raporda, Haziran ayında yakın temaslı olsa da belirti göstermeyenlerin test yapılacaklar listesinden çıkarılması, temaslı kişilerin testsiz bırakılması ve sağlık çalışanları başta olmak üzere riskli gruplara dahi test yapılmamasının ciddi risk taşıdığı kaydediliyor. TTB’nin raporu, hastane ve hasta odaklı yürütülen Pandemi sürecinin ileriki günlerde çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınacağının sinyalini verdiğini de belirtiyor.

Kronik hastalıkları olan kişiler takip edilemiyor

Yine aynı raporda değinilen konulardan biri de Pandemi sürecinde kronik hastaların takibinin zorlaşması oldu. COVID-19 Pandemisi sonrası aile sağlığı merkezlerinde (ASM) kronik hastalıkların takip sayısı, kanser taramaları sayısı, üreme sağlığı hizmetleri sayısı ve laboratuvar hizmetleri sayısının azaldığı ifade ediliyor.

Hastanın müşteri, hekimin hizmet veren konumuna getirilmesi, sağlık hizmetlerini ticarileştirdi

TTB raporunda, hekimlerin piyasa koşulları cinsinden tasnif edilmeleri ile hastanın müşteri, hekimin hizmet veren konumuna getirilmesinin sağlık hizmetinin ticarileşmesine neden olduğu kaydediliyor. “Ticarileştirilen sağlık hizmetinde adaletsizce yaklaşımlara maruz kalan hekimler, kaygı verici düzeyde değersizlik ve tükenme hisleriyle başa çıkmaya çalışıyor” denilen raporda, hak kaybına uğrayacak olsalar da istifa etmeyi düşünen, psikiyatrik destekle ayakta kalmaya çalışan sağlık çalışanlarının da bulunduğu belirtiliyor. Raporda, istifa ve tükenmişliğin sağlık çalışanları üzerindeki baskısının yanında, COVID-19’un bir meslek hastalığı olarak kabul edilmemesine de değiniliyor. (MA)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz