Ana Sayfa Ekonomi Türkiye’de yolsuzluk artıyor: Sıralamada 13 basamak geriledi

Türkiye’de yolsuzluk artıyor: Sıralamada 13 basamak geriledi

Türkiye geçtiğimiz yıla göre iki puan daha kaybederek Yolsuzluk Algı Endeksi sıralamasında 13 basamak geriledi ve 2013-2019 yılları arasında en çok puan kaybeden üç ülkeden biri oldu.

Yolsuzlukla mücadelede dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan ve 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 1995’ten bu yana her yıl yayınladığı Yolsuzluk Algı Endeksi’nin 2019 sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.

Türkiye bu yıl 39 puan ile 180 ülke arasında 91. sıraya geriledi. Geçtiğimiz yıla göre iki puan daha kaybeden Türkiye, sıralamada bir yıl içinde 13 basamak geriye düştü. 2013 -2019 yılları arasında en çok düşüş yaşayan üç ülkeden biri olan Türkiye, bu sürede 11 puan kaybederek 38 sıra geriledi.

Türkiye, en çok puan kaybeden üç ülkeden biri

2013 – 2019 arasında en çok puan kaybeden ülkeler Macaristan (-10), Türkiye (-11) ve Saint Lucia (-16) oldu. Yeni Zelanda (87), Danimarka (87) ve Finlandiya (86) üst sıralarda yer aldı. Son sıralarda ise; yolsuzluk algısının yüksek olduğu, Venezuela (16), Yemen (15), Suriye (13), Güney Sudan (12) ve Somali (9) bulunuyor.

Türkiye, AB üyesi 28 ülke ile karşılaştırıldığında en son sırada yer almakta ve üye ülkelerle puan farkı açılıyor. Endeks’te 36 OECD üyesi ülke arasında sondan ikinci sırada bulunan Türkiye, G20 ülkeleri arasında ise sondan dördüncü sırada yer aldı. Türkiye, 2013 yılında en üst sırada bulunduğu Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeler grubunda, 6. sıraya geriledi.

“Acilen tam demokratik sisteme dönülmelidir”

Uluslararası Şeffaflık Örgütü Yönetim Kurulu üyesi ve Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı E. Oya Özarslan, 2019 yılı sonuçlarını şöyle değerlendirdi:

“Türkiye yolsuzluklarla ilgili kritik bir süreç yaşıyor. Dünya Yolsuzluk Algı Endeksi’nde bir yıl içinde 13 sıra düşerek 180 ülke arasında 91. sırada yer alan ülkemiz, böylece ülke tarihindeki en düşük sırayı almış durumda. Bu durum bir yandan kamu kaynaklarının dağılımı konusunda gittikçe artan kaygıları derinleştirerek, sosyal eşitsizlikler yaratmaktadır. Öte yandan ülkemizin diğer ülkelere göre rekabetçiliği ve yatırım çekebilme kapasitesini düşürmektedir. Acilen kurum ve kuralların işlediği ve denge denetleme mekanizmalarının bulunduğu tam demokratik bir sisteme dönülmelidir.”

Raporda Türkiye’nin Yolsuzluk Algı Endeksi’ndeki hızlı düşüşün sebepleri şöyle açıklanıyor:

Meclis, denetleme ve hesap sorma gücünü kaybetti: Politika geliştirme ve karar alma süreçleri gitgide daralan çevreler içinde yürütülüyor, katılımcılık ve halkın kararları etkileme gücü gittikçe azalıyor.

Büyük ölçekli politik yolsuzluk yaygın ve yolsuzlukla mücadele mekanizmaları, başta denetim ve yargı olmak üzere etkisini yitirdi. Cezasızlık ve yargının yolsuzlukla mücadele gücünün zayıf olması, endeksteki düşüşün nedenleri arasında. “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” başlığındaki maddeler uyarınca verilen kovuşturmaya yer olmadığına yönelik kararların oranı 2009 – 2018 yılları arasında yüzde 44’ten yüzde 54’e yükseldi. Benzer bir biçimde, “Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar” başlığındaki “suçlar için verilen kovuşturmaya yer yoktur” kararlarının oranı yüzde 29’dan yüzde 47’ye çıktı. “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” başlığında ise oran yüzde 23’ten yüzde 45’e yükseldi.

İhalelerde istisnalar genişletildi: Kamu İhale Kanunu’nda yapılan 200’e yakın değişiklikle Kanun, amaçlanan şeffaflık, hesap verebilirlik, dürüstlük ilkelerinden uzaklaşmış, genişletilen istisna kapsamı ile denetim ve adil rekabetin sağlanabildiği kamu alımlarının oranı hızla azaldı. 2004 yılında yüzde 75 olan açık ihale oranı 2019 yılının ilk 6 ayında yüzde 63’e kadar düştü. Pazarlık Usulü ve İstisna kapsamında yapılan ihalelerin toplam oranı ise 2004 – 2019 arasında yüzde 10’dan yüzde 32’ye kadar yükseldi.

Ahbap çavuş kapitalizmi: Kamu ihalelerinin gerekli şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlik mekanizmalarından yoksun bir biçimde yürütülmesi, ahbap çavuş kapitalizmi eleştirilerini artırıyor. Kamu kaynaklarının kullanımı denetlenemiyor. Ekonomik kararlar alınırken, kaynak dağılımı belirlenirken şeffaflık ve katılımcılık ilkelerinin göz ardı edilmesi ve siyasetin finansmanı ile siyasal etik konularını düzenleyen yasal çerçevenin zayıflığı yolsuzluk riskini artırıyor. Seçim dürüstlüğüne aykırı uygulamaların ve basın organlarına, sivil toplum örgütlerine yönelik baskının artması ile birlikte yolsuzluğa ilişkin sorunlar da yaygınlaşmaya devam ediyor.

(Veri görselleştirme: Cemgazi Yoldaş)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz