Ana Sayfa Çalışma Hayatı “Evde kalamayan” 120 bin mali müşavir ve muhasebeci “devletin kasası boş” olduğu...

“Evde kalamayan” 120 bin mali müşavir ve muhasebeci “devletin kasası boş” olduğu için ölümle burun buruna çalışıyor

Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Ali Şahin, 120 bin kişinin “devletin kefen parası” harcandığı için bu süreçte çalışmak zorunda kaldığını söylüyor. Talepleri duyulmadığı için kendilerini Bakanlık önüne zincirlemek zorunda kalan muhasebeci ve mali müşavirler, “mücbir sebep” uygulamasının herkes için geçerli olmasını istiyor.  

Vergi beyannameleri konusunda netleşme olmadığı için mali müşavirler ve muhasebeciler çalışma zorunda. Şimdiye kadar 11 muhasebeci ve mali müşavir koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti.

Her ne kadar beyannameler Temmuz ayına ertelense de, muhasebeciler ve mali müşavirler zamanı geldiğinde toplu olarak beyan edilecek belgeleri dosyalamaya devam ediyor.

Sokağa çıkma yasaklarından bile muaf tutulan muhasebeciler ve mali müşavirler, yoğun ve risk altında çalışmayı sürdürüyor.

Muhasebeciler ve mali müşavirler pek çoğu kapalı olan işletmelerden belge toplamak konusunda da sıkıntı yaşıyor. İşleri kağıtlarla olduğu için büroda çalışmaya devam eden muhasebeciler ve mali müşavirler, bunun yanı sıra işletmelerden de belge toplamak için sürekli toplu taşıma kullanmak zorunda kalıyor, gün içinde pek çok kişiyle temas ediyor.

İşletmeler, gelirleri olmadığı için muhasebecilere ve mali müşavirlere ödemelerini yapmıyor. Ancak muhasebeciler ve mali müşavirler bu süreçte ağır yaptırımlarla karşılaşmamak için ilgili işletmelerin belgelerini toplamaya, dosyalarını işlemeye devam ediyor.

Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası (ASMMMO) Başkanı Ali Şahin, korona virüs sürecinde muhasebecilerin ve mali müşavirlerin neler yaşadığını ve taleplerini Gazete Rüzgârlı’ya anlattı.

“Ülkede mücbir sebep varsa bütün mükelleflere uygulanmalı. ‘Covid-19 şu sektörleri etkilemiyor, şu sektörleri etkiliyor’ gibi bir anlam çıkıyor buradan.”

“Bizimle ilgili olan kısmı herkes bilmiyor. Şu ana kadar meslektaşlar içinde 11 kişi koronadan öldü. Bu da bize ulaşan rakamlar sadece.”

“Ya o işi yapmayacak ve ceza alacak, ya da sokağa çıkacak sokağa çıkma yasağından dolayı ceza alacak.”

“Kaynak sıkıntısı yaşadığı için de bizim verdiğimiz beyannamelerden gelecek paraya bu ülke muhtaç şu anda.

ASMMMO Başkanı Ali Şahin:

“Bu süreç başladığında bizim taleplerimiz, her ay rutin olarak vermek zorunda olduğumuz bazıları aylık, bazıları üç aylık, bazıları yıllık beyannamelerin herkese ‘sokağa çıkma’ derken bizim de sokağa çıkmamamız için uzatılması, ertelenmesi yönündeydi. Bunu Gelir İdaresi Başkanlığı’na, Maliye Bakanlığı’na dilekçe olarak ilettik. Sosyal medyada kamuoyu oluşturmaya çalıştık. ‘Türkiye genelinde 120 bin kişi, yanında çalışanlar ve aileler ile birlikte 1 milyon kişiyi etkileyen bir meslek grubuyuz’ dedik. Burada biraz da Bakanın bizim yaptığımız işleri bilmemesi, gelir idaresi kökenli olmaması –ki bunu Maliyedekiler de söylüyor- hazine ile daha çok ilgilenmesi, bilgisinin de bu anlamda yetersiz olması nedeniyle taleplerimizi anlamada sıkıntı yaşadılar. Biz Ankara Odası olarak gittik Maliye Bakanlığı’nın önünde kendimizi zincirledik. Sesimizi duyurabilmek için. ‘Erteleme talebi gelene kadar, 120 bin kişinin hayatı söz konusu, bu eylemden vazgeçmeyeceğiz’ dedik. Biz kararlı bir tutum sergileyince polisler zincirleri kırarak bizi gözaltına aldı. Bu olaydan 2 gün sonra erteleme geldi ama bu tür ertelemeler genelde talebimizden uzak kalıyor, beklentilerimizi karşılamıyor. En son geçici vergiler ertelensin dedik. Hatta 3 aylık veriliyor bu beyannameler, 6 aylık verilsin dedik. O talebimiz de kısmi olarak yapıldı ama onlar kendi bildikleri gibi yaptılar.”

“Mücbir sebep ayrımı, kanunilik ilkesine aykırı”

“Vergi tekniği açısından aslında usulsüz işlemler de var. Mesela “mücbir sebep”. Ülkede mücbir sebep varsa bütün mükellefler mücbir sebebe girer ama Gelir İdaresi bir kısmına ‘sen mücbir sebebe girdin’, bir kısmına ‘sen girmedin’ diyor. Burada aslında kanunilik ilkesine de aykırılık var. Siz orada ayrım yapamazsınız. ‘Covid-19 şu sektörleri etkilemiyor, şu sektörleri etkiliyor’ gibi bir anlam çıkıyor buradan.”

“Kendimize ‘evde kalamayanlar’ diyoruz”

“O da sokağa çıkma yasağı gibi yarım yamalak. Sokağa çıkma yasağı da yok hafta sonu, yok 19 Mayıs ile birleştirelim denilip yarım yamalak yapılıyor ve aynı şey bizim beyannamelerimizin ertelenmesinde de oldu. Hatta biz kendimize ‘evde kalamayanlar’ diyoruz. Biz de eczacılar, doktorlar gibi evde kalamıyoruz. Tabii onlar hastalıktan dolayı ön plandalar. Bizimle ilgili olan kısmı herkes bilmiyor. Ama biz doktorlar, eczacılar kadar mağduruz. Şu ana kadar meslektaşlar içinde 11 kişi koronadan öldü. Yakalananlar dışında Türkiye genelinde serbest muhasebeci, mali müşavir çevrelerinden 11 meslektaşımız Koronavirüsten öldü. Bu da bize ulaşan rakamlar sadece. Ertelemeler olmadığı için, sonra da bizim istediğimiz şekilde yapılmadığı için meslektaşlarımız gidip çalışmak zorunda kalıyor.”

“Öyle bir hale geldik ki gidip kendimizi Maliye Bakanlığı’nın önüne zincirlemek zorunda kaldık”

“En kritik aylardan bir tanesine girdik. 5-6 tane yapmamız gereken iş var. Önümüzde bugünü de sayarsanız sokağa çıkma yasaklarını da çıkardığımızda 9 günümüz var ve 9 günde bütün bu işleri yapmamız gerekiyor. Bakın ben bugün büroma geldim, muhtemelen bütün meslektaşlarım gibi işleri yetiştirmek için gece 11-12’ye kadar çalışacağım. Biz öyle bir hale geldik ki gidip kendimizi Maliye Bakanlığı’nın önüne zincirlemek zorunda kaldık. Sesimizi duyurabilmek, olayın vahametini anlatabilmek için. O kadar kötü durumdayız.”

“Her gün dışarı çıkmak zorundayız”

“Taleplerimiz yerine gelmediği için her gün dışarı çıkmak zorundayız. Hatta meslektaşlar sokağa çıkma yasaklarında bize baskı yapıyorlar. Diyorlar ki ‘valilikten izin alın gidip çalışalım’. Hayatlarını tehlikeye atarak çalışmak istiyorlar. Çünkü yetişmesi mümkün değil. Eğer yapılmazsa cezai yaptırımlar çok fazla. SGK bildirgeleri de gönderiyoruz. Onlar da ertelenmedi. Bunları vermediğimiz zaman cezai yaptırımları var. 65 yaş üzeri sokağa çıkma yasağı var ama meslektaşlarımızın da ertelenmeyen işleri var. Bu işleri yapmak için büroya gitmek istiyorlar ama sokağa çıktıklarında ceza yazılıyor. Şöyle bir tercih yapmak zorunda kalıyorlar: Ya o işi yapmayacak ve ceza alacak, ya da sokağa çıkacak sokağa çıkma yasağından dolayı ceza alacak.”

“Mücbir sebep bütün mükelleflere uygulanmalı”

“Mükelleflerden yani bizim müşterilerimizden mücbir sebebe girenlerin beyanlarını Temmuz ayına kadar ertelediler. ‘Bu aya kadar verebilirsiniz’ dediler. Bizim talebimiz mücbir sebebin bütün mükelleflere uygulanıp tamamının Temmuz’a kadar uzatılması. Kanunu yarım yamalak uyguluyorlar. İnsanlar dava açsa kazanır. Ertelenmiyorsa da en azından 5-6 beyannamenin birinin ileri bir tarihe atılmasını istiyoruz. Bu tür taleplerimiz bile karşılanmaktan uzak kalıyor.”

“Bu ülke beyanlardan gelecek paraya muhtaç”

“İşin aslı şu: Geçen sene Merkez Bankası’nın 46 milyar yedek akçeleri kullanıldı. Yedek akçe zor günler için ayrılan paradır muhasebe terimiyle. Herkes anlasın diye ekonomistler ‘bu ülkenin kefen parasını kullanıyorsunuz’ dedi. Tam bir yıl önce hiçbir hükümetin dokunmadığı bir para geçen sene iktidar tarafından kullanıldı. Bu yüzden kaynak sıkıntısı yaşıyoruz. Kaynak sıkıntısı yaşadığı için de bizim verdiğimiz beyannamelerden gelecek paraya bu ülke muhtaç şu anda. Bunu direkt söyleyemiyorlar. Söyleseler ekonomik anlamda bir sıkıntı olduğu ortaya çıkacak. Dolaylı yoldan bizi bu şekilde uğraştırıyorlar.”

“Bu durumun mağduriyetini meslek grubu olarak bizler yaşıyoruz”

“Dışarıya ‘harikayız’ diyorlar ama gerçekte ise durum öyle değil. Şu anda Merkez Bankası’nın nakitleri eksi bakiyede. Birçok ülke, merkez bankasının Swap yapmasına izin vermiyor. ‘Çünkü sizin rezervleriniz kalmadı, olmayan bir parayı ben size nasıl kullandırtayım’ diyorlar. Durum bu kadar vahim. Bu beyannamelerden gelecek paradan medet umulduğu için bunun mağduriyetini meslek grubu olarak bizler yaşıyoruz.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz