Ana Sayfa Eğitim Menzil’in sızma stratejileri “bilimsel” tez oldu

Menzil’in sızma stratejileri “bilimsel” tez oldu

Kamuda boşalan FETÖ kadrolarının yerine geçmesiyle son zamanlarda dikkatleri çeken Menzil tarikatı bu kez yüksek lisans tezine konu oldu. Tarikatın örgütlenme politikalarını detaylı bir şekilde inceleyen teze göre Menzil faaliyetlerinin ‘örnek’ alınması gerekiyor.

“Şeyh’in müridiyle birebir özel ilgilenmesi ve eğitmesi, günümüz eğitiminin de başarıyı artırma yöntemi açısından dikkat çekici.”

“Hüseyni Külliyesi Menzil’in din eğitimi faaliyetlerinin adeta temsili durumuna gelmiştir.”

“Menzil müridleri bu sayede akademide de yaygınlık kazanırken, belirli alanlarda uzmanlaşarak Bakanlık kadrolarına hazırlanıyor.”

“Bağışlar ve tarikat gelirleri sayesinde oluşturulan Külliye kütüphanesinde öğrenci başına düşen kitap sayısı pek çok üniversitenin önüne geçti.”

“Cami eğitiminden faydalanma konusunda kadınlara yönelik çalışmalar olmakla beraber istenilen düzeyde değil.”

“Erkek müridlerin kıyafet tercihi bakımından çeşitli, değişik kıyafetler giydikleri yani bu noktada bir zorlamanın, tek tip giyinmenin dayatılmadığı söylenebilir.”

“Menzil’de hizmetleri yerine getirenler hizmetten haz duyduklarını, bazen yorgun Menzil’e gelip hizmet ettiklerini ve hizmetten sonra dinç bir şekilde evlerine döndüklerini belirttiler.”

Menzil tarikatının örgütlenme taktikleri ve devlete sızma stratejileri, bir yüksek lisans tezinde anlatıldı. Menzil tarikatına övgülerle dolu “bilimsel” tezde, tarikatın yöneticileri ve müridlerinin yanı sıra şehir dışından Adıyaman’daki tarikat merkezine gelen taraftarlarla da görüşmeler yer alıyor.

Tez, Menzil’in sosyal yaşamda ve siyasetteki yöntemlerini anlatırken “yaygın din eğitimi” adı altında örgütlenme stratejilerini de gözler önüne seriyor.

Devlet yanlısı tutumuyla bilinen ve AKP’ye desteğini açıkça belirten Menzil tarikatı, Gülen cemaatinden boşalan koltukları doldurmasıyla gündemde. Tarikatın Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı makamları başta olmak üzere çok sayıda resmi kurum ve kuruluşta kadrolaştığı biliniyor.

Tarikatın devlette ve sosyal hayatta örgütlenme politikalarına ilişkin detayların yer aldığı, İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne sunulan “Yaygın din eğitimi faaliyeti olarak tasavvufi eğitim: Menzil örneği” başlıklı tezde müridlerin günlük hayatına, tarikatın sermaye ağına ve yasadışı medrese eğitimine dair bilgiler ve değerlendirmeler yer alıyor.

Tarikatın bakış açısını ortaya koyan tez Menzil tarafından yürütülen faaliyetlerin örnek alınması gerektiğine ilişkin ifadeler içeriyor.

Seyyid Abdulhakim Elhüseyni Külliyesi başta olmak üzere tarikatın örgütlenmesi ve müridlerin günlük yaşamına ilişkin dikkat çekenleri sıraladık.

BİRİNCİ KISIM
Eğitim örgütlenmesi

Çalışma Nakşibendiliğin Hâliddiye koluna bağlı Menzil tarikatının merkezi sayılan Adıyaman ilinin Kahta ilçe merkezine bağlı Menzil köyünde ve görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiş. Araştırmadaki veriler Menzil köyünde 2015 yılından beri varolan Seyyid Abdulhakim Elhüseyni Külliyesi ile müridlerin köydeki yaşamına ilişkin 6 aya yayılan gözlem ve görüşmelere dayanıyor. Menzil Nakşiliğinde gözetilen mahremiyet gereği çalışma erkek müridlerin bulunduğu ortamlarda yapılmış ve erkek müridlerle sınırlı kalmış. Araştırmayı yapan kişi tarikat gelenekleri olan “hatme”, “tövbe alma”, “vird zikri” esnasında uygun görülmediği için fotoğraf çekemediğini belirtiyor.

Tarikatın “yaygın din eğitimi” sayesinde yaygınlık kazanmayı başardığı üzerinde durulan tezde bu sistemin nasıl düzenlendiğine, hangi araçların kullanıldığına ve elde edilen sonuçlara dair veriler sunuluyor.

Seyyid Abdulhakim Elhüseyni Külliyesi’ndeki medrese eğitimi ‘başarılı’ bulunurken tarikat örgütlenmeleri için önem taşıdığı vurgulanan yaygın din eğitimi şöyle açıklanıyor:

“Yaygın din eğitiminin hedefi; örgün eğitimden ayrılmış, örgün eğitimin ulaşamadığı kişilere iletişimin araçları ve imkanlarıyla çeşitli imkanlar kullanarak, onlara dini ve ahlaki destekte bulunmaktır. Yaygın din eğitiminin önemi: Dini, sosyal ve politik problemlerle başa çıkabilme konusunda yardımcı olmaktadır; çünkü yeterli din eğitimini alamayanların bu konularda yaşadıkları bunalımlara karşı yaygın din eğitimiyle bu bunalımları aşmalarına destek olmaktadır.”

Devlette istihdam

Seyyid Abdulhakim Elhüseyni Külliyesi: Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile kapatılan medreseler AKP döneminde tarikatlar eliyle yasa dışı olarak yeniden faaliyete geçti. Tarikatlara ait vakıf, dernek ve ticari kuruluşların desteği ile yürütülen medrese eğitimlerinin devlette ‘kadrolaşma’ açısından önemi ise oldukça büyük; çünkü medreseler yetiştirdikleri mollalara devlet kurumlarında yahut akademide istihdam sağlama amacıyla yola çıkıyor.

Menzil tarikatına ait Semerkand Grubu tarafından inşaa edilen ve 2015 yılında açılan Abdulhakim el Hüseyni Külliyesi de devlet kadrolarında istihdam etmek üzere öğrenci yetiştiren medreselerden biri. Söz konusu tez çalışmasında Adıyaman’da bulunan Menzil Külliyesi’nin öneminden şöyle söz ediliyor:

“Menzil Nakşiliğine bağlı medreseler ile Menzil’deki  külliyede  ahlaki ve ilmi yönlerden  talebe eğitimi gerçekleştirilmektedir. Abdulhakim el Hüseyni Külliyesi Menzil Nakşibendiliğinin din eğitimi merkezi haline gelmiştir. Menzil dışında başka şehirlerde de Medreseleri olmasına karşın, Hüseyni Külliyesi Menzil’in din eğitimi faaliyetlerinin adeta temsili durumuna gelmiştir.”

Açıköğretime teşvik

Abdulhakim el Hüseyni Külliyesi’ndeki işleyişe ilişkin bilgilerin verildiği çalışmada mollaların devlet kurumlarında hangi yöntemler izlenerek kadrolaştırıldığı da detaylarıyla anlatılıyor. Buna göre tarikat eliyle medrese eğitimine tabi tutulan müridler ilk olarak örgün eğitimden uzaklaştırılıyor ve açıköğretim okullarına yönlendiriliyor. Böylelikle resmi eğitim imkanlarından kopartılmamış olan gençlere devlet kurumlarında kadro, Diyanet İşleri Başkanlığı altında din adamı olarak istihdamın yolu açılıyor. Dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise mollaların açıköğretim ile devam ettikleri resmi eğitim sayesinde yüksek lisans yapmaya yönlendirilmesi. Menzil müridleri bu sayede akademide de yaygınlık kazanırken, belirli alanlarda uzmanlaşarak Bakanlık kadrolarına hazırlanıyor.

Medrese eğitiminin detayları ise şu şekilde:

  • Külliye’ye “gönüllülük esası” ile girmesi beklenen öğrencilerin belirli kriterlere uyması gerekiyor. İlkokulda başarı şartı aranan öğrenciler adli sicil kaydı, iyi sağlık hali, ahlaki konulara uygunluk ile milli ve manevi değerlere sahip olma gibi kriterleri sağlamak zorunda. Medrese eğitimine kabul edilmek için alt yaş sınırı ise 15.
Eğitim 9 sene

Külliye’de 3 “Merhale”den (aşama) oluşmak üzere 9 yıllık bir eğitim veriliyor. Birinci Merhale (1 Yıl) Hüseyni Kursu’nda öğrenciler Şer’i ilimlere bilgi ve ahlaki yönden hazırlanıyor. İkinci Merhale (4 Yıl) Bâkiyye Kursu’ndan itibaren ise eğitim dili tamamen Arapça oluyor. Üçüncü ve son merhale (4 Yıl), Râşidiyye Kursu’nu tamamlamayı başaran öğrenciler de ‘ilmi yeterlik’ belgesi yani ‘İcazetname’ almaya hak kazanıyor. Her yıl yaklaşık 60 kişi icazet alarak “hoca” ünvanı kazanıyor. Medrese eğitiminin tamamlandığı bu andan itibaren müridler istihdam edilmek üzere dini eğitim gördükleri medreselere yahut devlet kurumlarına yönlendiriliyor.

Külliyede 600 molla
  • Külliyede üç merhaleden toplam 600 kişi dini eğitim görüyor. Tezde yer alan bilgilere göre medrese eğitimi alanların resmi eğitim durumları açık öğretim lise, açıköğretim veya uzaktan eğitim yükseköğretim, yüksek lisans olmak üzere değişiklik gösteriyor.

Medrese eğitimine devasa kompleks

Fiziki yapı: Külliye’nin fiziki koşullarının Türkiye genelinde eğitim veren devlet okulu ve üniversitelere göre çok iyi koşullara sahip olduğu anlaşılıyor. Yaklaşık 50 bin metrekare arazi üzerine inşa edilen Külliye, toplamda 48 bin 71 metrekare kapalı alana, 12 bin metrekare ise peyzaj alanına sahip.

Selçuklu ve Osmanlı mimarisine göre inşaa edilen Külliye’de dinlenme alanları, kafeterya, spor sahaları, yarı olimpik yüzme havuzu, modern ve donanımlı kütüphane, müzakere salonları, mütalaa derslikleri,fıkıh talim odası, sanat odaları ve yatılı eğitim için gerekli alanlar bulunuyor.

Kişi başına düşen kitap sayısı üniversitelerden fazla

Külliye Merkez Kütüphanesi: Seyyid Abdulhakim Elhüseyni Kütüphanesi’nin kapasite ve sahip olunan eserler açısından da gelişmiş imkanlara sahip olduğu görülüyor. Kütüphane bağışlar sayesinde alındığı belirtilen eski nüsha ve yazma eserlere de sahip.  İslâmi ilimlerin hemen hemen her sahasında pek çok eserin bulunduğu kütüphane 30 bin cilt kapasiteli ve 9 bin 609 matbu kitap bulunduruyor. Büyük çoğunluğu Arapça kaynaklardan oluşan kütüphanenin tek seferde alabileceği kişi kapasitesi ise 150.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 2018 yılı verilerine göre Türkiye’de 105 üniversitede öğrenci başına düşen kitap sayısı 0,5 olarak hesaplanmıştı. Bu sayı ülkenin en başarılı devlet üniversitelerinden Orta Doğu Teknik Üniversitesi’inde (ODTÜ) 18, Boğaziçi Üniveristesi’nde ise 31,9’du. Bağışlar ve tarikat gelirleri sayesinde oluşturulan Külliye Merkez Kütüphanesinde öğrenci başına düşen kitap sayısı 16 olurken imkanlar açısından çok sayıda üniversitenin önüne geçildiği görülüyor. 

Dernek gelirleriyle sosyal hayat

Talebe Faaliyet Grupları: Medrese’de ders saatleri dışında “talebe faaliyet grupları” adı altında tarikatın dernek ve sermaye kuruluşlarından gelen gelirleri sayesinde olanak bulan ücretsiz sosyal aktiviteler şu sözlerle aktarılıyor:

“Külliyenin eğitiminde olduğu gibi bu sosyal faaliyetlerde de talebeye bu imkanlar ücretsiz sunulmakta ve grupça malzemelerini külliye görevlilerinden alıp kendileri bu sosyal aktivitelerini yapmaktadırlar. Talebeler, dersleri dışındaki vakitlerde Külliyede Raşidiyye Kursunun bodrum 2. Katında yer alan yarı olimpik yüzme havuzu ve spor salonundaki aletlerden de belli saatlerde ücretsiz bir şekilde faydalanmaktadırlar.”

Özel günler için ilahi grupları

Medrese’de şu anda çalışma yapan öğrenci grupları İlmi araştırma grubu, Akademik kariyer grubu, Medrese gelenekleri grubu, İslami sanatlar grubu , Mevlid ve ilahi grubu, Tiyatro grubu, Edebiyat grubu olarak sıralanıyor. Tez sahibinin bu faaliyetlere ilişkin değerlendirmeleri ise şu şekilde:

“El sanatları ve ahşap işleme atölyesi adıyla bir sınıfı görme imkanımız oldu. Burada bir müderrisin gözetiminde talebeler zaman zaman ders dışı vakitlerde buraya gelip çalışmalar yapabilmekte, ahşap işleme sanatları veya tezhip, minyatür gibi sanatları öğrenme fırsatı yakalıyorlar. Bu sanatların icrası için gerekli araç-gereçlerin hepsi hemen hemen sağlanıldığı söylenebilir. Örneğin; mevlid ve ilahi gruplarına bir müderrisin gözetiminde gönüllülük esasına göre katılımla özellikle ramazan ayında, kandil gecelerinde, icâzet törenlerinde faaliyetler yapılmaktadır.”

Okçuluk sevdası

Sosyal etkinlikler:  Tarikatların örgütlenme alanı olarak gördüğü “sosyal etkinlikler”e ilişkin de bilgiler mevcut. İslami düzenlemelere göre tatil günleri olan Perşembe ve Cuma günlerinde hava şartlarına bağlı olarak piknik, mangal-semaver gibi etkinlikler yapılıyor. Bir araya gelinen bu etkinliklerde çeşitli yarışmalar, zeka oyunları ile yüzme, voleybol, basketbol gibi sportif faaliyetler düzenleniyor.

Son zamanlarda AKP’nin milli değerleri öne sürerek ‘ata sporu’ söylemiyle yaygınlaşmasını sağladığı okçuluk da sosyal etkinlik kapsamında yapılan sporlar arasında yer alıyor.

Aileler senede 1 kez uğruyor

Seminer ve toplantılar: Külliyede yıl içerisinde belirli zamanlarda bazı program ve organizasyonlar düzenleniyor.  Bunlar; senede bir defa olmak üzere maarif yılın birinci dönemi sonunda yapılan ve velilerin davet edildiği “veli toplantıları”; Medrese öğrencilerine ufuk kazandıracağı düşünülen uzman kişilerin yer aldığı “seminerler”; Bilgi yarışmaları; İcâzet töreni; Örgün eğitim kurumlarındaki okul-aile toplantılarına benzerlik gösteren Veli buluşmaları günü.

İKİNCİ KISIM
Menzil’de sosyal hayat

Menzil örgütlenmesinin sosyal ve ticari yapıda yaygınlık kazanmasının önemli bir göstergesi de Menzil köyü. Tarikatının merkezi sayılan Menzil köyündeki günlük yaşam her alanıyla tarikat değerlerini yansıtır hale gelmiş durumda.

Semerkand Holding işletmeleri ile dolan ve adeta “mürid turizmi” merkezi haline gelen köy tarikat faaliyetlerine ve dinselleştirmeye olan katkısı nedeniyle önem taşıyor. Menzil’e dışarıdan insanları çekebilmek için otobüs seferleri planlamış durumda. Kahta’dan Menzil’e belirli aralıklarla düzenli olarak otobüsler ve minibüsler hareket ediyor.

Menzil müridlerinin dergaha bu denli ilgi gösterme sebeplerinden biri tarikatlara özgü ibadet yöntemleri. Menzil Nakşibendiliğine ait “intisap, tövbe, zikir, rabıta, sohbet” gibi faaliyetler tarikata bağlı vakıf ve derneklerce de yürütülse de her gün sayılara binlere ulaştığı söylenen mürid Menzil Köyü’ne geliyor.

Menzil Nakşiliğindeki adapların sene içinde zaman zaman Menzil’de yaşanması müridlerce oldukça önemseniyor. Menzil müridlerinin bu duruma bakış açısı şöyle özetlenmiş:

“Özellikle tasavvufi eğitimde olmazsa olmaz olan şeyh’in müridiyle birebir özel ilgilenmesi ve eğitmesi, günümüz eğitiminin de başarıyı artırmak için kullanmaya başladığı birebir eğitim yöntemi açısından dikkat çekiciydi”

Haremlik selamlık cami yolu

Mekanlar: Haremlik selamlık uygulamaların olduğu Menzil’e girişte kadınlar için ayrı bir giriş yapılması sayesinde kadın ve erkeklerin kaşılaşmaları dahi engellenmiş durumda. Kadınları camiye ve ulaşmaları için bile ayrıca yollar yapılmış olması da dikkat çekiyor.

Ekonomik açıdan gelişme göstermiş bir bölge olan Menzil’in etrafındaki yerleşim ve ticaret merkezleri de tarikat değerlerini yansıtacak şekilde isimlendirilmiş durumda. Menzil’in içindeki bazı mekan isimleri şu şekilde; Dehlevi Petrol, Dehlevi Kum Ocağı, Semerkand Hediyelik Eşya Mağazası, Seymes, Hizmet Lokanta, Hizmet Çay Ocağı, Hizmet Pastane, Menzil Kitabevi…

Buhara evleri

Araştırmada yer alan ifadelere göre “Tasavvufta büyük bir alim olan Abdullah Dehlevi’nin adının fabrikaya verilmesi aslında insanlar üzerinde dini bir merak uyandırıyor.”

Menzil’in hemen sağ tarafında ise tarikatın finans kaynağı olan termal “Buhara Evleri” bulunuyor. Semerkand Holding tarafından inşaa edilen ve tarikat değerlerini taşıdığı ifade edilen bu termal yerleşkede sokaklara verilen isimler şöyle: Bilvanis Sokak, Menzil Sokak, Semerkand Sokak, Gucdevan Sokak, Kasri Arifan Sokak.

“Kadın çalışmaları yetersiz”

Kadınlar: Günlük hayat içerisinde kadın ve erkeklerin neredeyse hiç karşılaşmamasını sağlayan uygulamaların yoğun şekilde yapıldığı görülüyor. Araştırmada kadınlara yönelik az gözlem bulunmakla birlikte şu değerlendirmeler yer alıyor:

“Bayan müridelerin de örtünme konusunda İslam dininin kaidelerine  uygun farklı elbise şekilleriyle ve renkleriyle örtündükleri gözlemlenmektedir. Cami eğitiminden faydalanma konusunda kadınlara yönelik çalışmalar olmakla beraber istenilen düzeyde değildir.”

Kıyafet: Menzil’deki günlük hayatın bir parçası olarak müridlerin kıyafet biçimi, birbirlerine karşı kullandıkları “kurban” gibi hitaplar dikkat çekiyor. Menzil Nakşiliğine bağlı müridler için belirli bir kıyafet şartından söz edilmiyor ancak erkek müridlerde beyaz renk takke kullanımı yaygın. Dikkat çeken bir diğer unsur ise dışarıdan insanların geldiği ve tarikat propagandasının yapıldığı “Kermes” gibi etkinliklerde kıyafetlere ayrıca özen gösterilmesi.

“Kermesteki görevlilerin geneli takkeli, sakallı olup, gelenlere güleryüz bir şekilde dergi ve kitapları tanıtıyor, hem kendi aralarında hem de diğer insanlara hitap ederken “kurban” ifadesini sık kullanmaktaydılar”

“Kıyafet zorunluluğu yok”

Araştırmacı takke kullanımına ilişkin şunları söylüyor:

“Menzil’deki gözlemlerimiz neticesinde gelen erkek müridlerin kıyafet tercihi bakımdan çeşitli, değişik kıyafetler giydikleri yani bu noktada bir zorlamanın, tek tip giyinmenin dayatılmadığı söylenebilir. Menzil Nakşiliğini simgeleyen en temel göstergenin erkek müridlerde takke olduğu söylenebilir. Takkeyi Menzil’de küçük çocuklardan yaşlı insanlara kadar her yaş grubundan erkeklerin taktığı görülmektedir. Takkeyi takan bazı kişilerin sarık da taktıkları görülmekle birlikte daha çok sadece takkeyi takanların bir hayli fazla oranda oldukları söylenebilir.”

Gönüllü kamu görevlileri

Hizmet: Tarikat mensubu Bakanlar, emniyet yetkilileri, kamu görevlileri dahil çok sayıda müridin tarikatın “hizmette bulunmak” anlayışıyla Menzil’e gelip çalıştıkları biliniyor. Müridler Semerkand Holding’e ait olan işletmeler, Külliye ve köyde bulunan diğer tarikat merkezlerinde gönüllü olarak tuvalet araba giriş-çıkış kontrolü, lavabo temizliği gibi çeşitli işleri yapıyor. Tarikatın ticari gücü sayesinde sağladığı istihdam olanakları sonucunda asgari ücret karşılığı sürekli olarak istihdam edilen müridler de mevcut.

Menzilcilerin hizmet geleneğine bakış açısı şu ifadelerle anlatılıyor:

“Çalışma için Kahta’dan Menzil’e zaman zaman gelip bir iki günlüğüne hizmette bulunan müridlerle yapılan sohbetlerde; müridler, kendilerinin bu hizmette bulunmak için gönüllü olarak, severek samimi bir şekilde yerine getirdikleri gözlemlendi. Menzil’in girişindeki araba giriş-çıkışlarını kontrol etmeden lavaboların temizliğine kadar görevlerini titizlikle yerine getirmektedirler. Namaz vakitlerinde müridlerin yönlendirilmesi, tövbe ve sonraki yapacakları konusunda görevli müridler, gelenlere yardımcı olarak hizmette bulunmaktadırlar. Menzil’de bu hizmetleri yerine getiren kimselerin her meslekten olduklarını, gönüllü olarak gelip bu hizmetleri yerine getirdikleri görülmektedir. geldiklerini ve hizmetten haz duyduklarını, bazen yorgun Menzil’e gelip hizmet ettiklerini ve hizmetten sonra dinç bir şekilde evlerine döndüklerini belirttiler.”

ÜÇÜNCÜ KISIM

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) çatısı altında yapılan ve Menzil bakış açısını gözler önüne seren araştırmada tarikatın sermaye kuruluşları da açıkça ele alındı. Çalışmada aile, kuran kursları, cami ve mescitler, cezaevleri, hastaneler, çocuk ıslah evleri, huzur evlerinde “yaygın din eğitimi” adı altında verilen din eğitimlerinin önemine de değiniliyor. Buralarda yapılan dinselleştirme faaliyetlerinin yanı sıra tarikat ve cemaatlerin çalışmaları da ‘önemli katkı’ olarak ele alınıyor.

Menzil tarikatı diğer tarikat ve cemaatlere göre çok sayıda medya kuruluşu sahibi olma özelliği taşımasıyla biliniyor. Tarikatın şirket, dernek ve medya örgütlenme haritası şu şekilde:

Semerkand Şirketler Grubu: Limited şirket olarak 1997 yılında kurulan Semerkand, zaman içerisinde bünyesine yeni şirketler katarak diğer sektörlere de el attı. Bu sektörlerin en önemlisi ise medya. Semerkand Şirketler Grubu bünyesine bağlı yetişkin ve çocuklara yönelik dini yayın yapan şimdiye kadar toplamda 500’den fazla eser yayımlamış on üç yayınevi bulunuyor. Şirketin 2003 yılında Radyo 15 adıyla kurulan 2012’de Semerkand Radyo adını alan bir radyosu var. Semerkand TV de şirkete ve tarikata hizmet ediyor.

Yayınevlerinin listesi ise şöyle: “Semerkand Yayınları, Eşik Yayınları, Hacegan Yayınları, Semerkand Aile Yayınları, Semerkand Çocuk Yayınları, Şadırvan Yayınları, Mostar Yayınları, Mavi Uçurtma Yayınları, Genç Okur Yayınları, Haşimi Yayınları, Nizamiye Akademi Yayınları, Sey-Tac Yayınları, Akide Şekeri Yayınları”

Vakıflar: Semerkand Vakıfları dışarıdan gelen insanların ve müridlerin Menzil köyüne gitmesini sağlama konusunda faaliyet gösteriyor. Genellikle Perşembe ve Cuma günlerinde Menzil’e otobüs seferleri düzenleniyor. Vakıfların ayrıca Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde dinin sohbetler ve toplantılar düzenleme, tarikat yayınlarını inanlara ulaştırma çalışmaları yapıyor. Semerkand Vakfının paydaşları şöyle: Hayatın Kalbi, Beşir Derneği, Uluslararası Semerkand Kültür Ve Eğitim Derneği, Gençlik Eğitim Ve Kültür Federasyonu, Tüm Sanayiciler Ve İş Adamları Derneği.

Menzil’e bağlı Hacegan Vakfı bünyesin kurulan bir de Semerkand Bilim ve Medeniyet Üniversitesi bulunuyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Beşir Derneği Başkanı Fatih Sarıyar

Beşir Derneği: Türkiye genelinde izin almadan yardım toplayabilen yirmi üç dernekten biri. Yurt içinde kermes, toplantı, dini günlerde etkinlik düzenleme faaliyetlerinin yanı sıra, Somali gibi fakir Müslüman ülkelerde eğitim kompleksleri kuruyor.

Dernek, örgütlenme alanı olarak görülen hapishanelerde mahkumlara “manevi destek” adı altında tarikata ait dini kitap ve dergi dağıtıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz