Ana Sayfa Bilim Sağlık Bakanı Koca’nın “Virüsün yayılma hızı azaldı kanısı yanlış” açıklaması ne anlama...

Sağlık Bakanı Koca’nın “Virüsün yayılma hızı azaldı kanısı yanlış” açıklaması ne anlama geliyor?

Bilim insanlarının uyarılarına rağmen başlatılan "normalleşme" süreci vaka sayılarının artmasıyla sonuçlandı. Her gün yapılan günlük vaka açıklamasını dün "Yeni vaka sayılarımızsa tedbirlerin azaldığını gösteriyor" ifadeleri ile duyuran Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, "Normalleşme" kararı alınırken gerekçe olarak da gösterilen  "Virüsün yayılma hızı azaldı kanısı"nın yanlış olduğunu duyurdu.

Salgına ilişkin verileri “Yeni vaka sayılarımızsa tedbirlerin azaldığını gösteriyor” ifadeleri ile duyuran Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, dün 22.40’ta yaptığı sosyal medya paylaşımı ile “virüsün yayılma hızı azaldı kanısı yanlış” dedi. Sorumluluğun kurumlara değil kişilere yüklendiği salgın yönetimi ve normalleşme kararı sonucu vaka artışını “tedbirlerin azaltılması” olarak yorumlayan Koca, bilim insanlarının ilk dalga bitmeden ekonomik gerekçelerle başlatılan “normalleşme” sürecinin vaka sayılarını artıracağı konusundaki uyarılarına ise değinmiyor.

Koca’nın “Viral Reklamlar 1” başlığı ile duyurduğu paylaşım şöyle:

VİRÜSÜN YAYILMA HIZI AZALDI. Kulaktan kulağa yayılan bu kanı yanlıştır. Bilim, bize yayılma hızının azalmadığını gösteriyor. Dünya Sağlık Örgütü, salgının başından bu yana küresel ölçekte en yüksek günlük vaka sayısını daha yeni açıkladı. Virüsün yayılma hızı şu anda bize bağlı.

“İkinci dalgayı yaşamadığımızı söyleyebiliriz”

Koca, 24 Haziran’da yaptığı vaka açıklaması sırasında gazetecilerden gelen “ikinci dalga geldi mi?” sorusu üzerine birinci dalganın sürdüğünü şu sözlerle ifade etmişti:

İkinci dalgayı yaşamadığımızı rahat söyleyebiliriz. Şu an yaşadığımız birinci dalganın etkilerini görmüş oluyoruz. Dünyada halen birinci dalganın etkisi devam ediyor. Yer yer dalgalanmaların olduğunu görmüş oluyoruz. Bu dönemde bazı bölgelerimizde vaka sayılarının daha arttığını görüyoruz. Öncesine göre vaka sayılarımızın artışına rağmen yoğun bakıma giren hasta sayımız, entübe edilen ve vefat eden hasta sayımızın azaldığını görüyoruz.

DSÖ kriterleri dikkate alınmıyor

Normalleşme dönemine geçiş için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından belirlenen “COVID-19’un bulaşmasının kontrol altına alınmış olduğu kanıtlanmalı. Sağlık sistemi her vakayı tespit edebilmeli, izole edebilmeli, test uygulayıp, tedavi etmeli ve her temaslı kişiyi izleyebilmeli ve karantinaya alabilmeli” kriterleri ise sürecin şeffaf yürütülmemesi ve COVID-19 testlerine getirilen sınırlama ile birlikte uygulanmıyor. Paylaşılan bilgilerdeki çelişkiler daha önce güvenilirliği tartışma konusu olan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu verileri üzerinden vaka sayılarını az göstermeye yönelik bir algı yaratılmaya çalışıldığı tartışmalarını güçlendiriyor.

Vaka sayılarının artması “Normalleşme süreci salgını ilerletti” yerine “Virüs etkisi azalmadı ama hekimlerin tedavi gücü arttı” diye açıklandı

Bakan Koca, 17 Haziran’da yaptığı açıklamada salgının durumunun bilim insanları tarafından değerlendirilmesi için gereken il, yaş, cinsiyet gibi gibi bilgileri paylaşmamış, “Virüsün şiddetini düşürdüğüne yönelik bir kanıtımız yok ama vakalarımızın şiddetinde değişim var” gibi muğlak ifadeler kullanarak normalleşmenin olumsuz sonuçlarını dile getirmemişti. Koca, bilim insanlarının da işaret ettiği normalleşme döneminin olumsuz sonuçlarını açıklamak yerine virüsün etkisinde bir azalmanın henüz olmadığını ama hekimlerin tedavi etme gücünde önemli artış olduğunu söylemişti.

Türk Tabipleri Birliği uyarmıştı: Salgın riskli denemelerin yapılabileceği bir konu değil

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman ve TTB Etik Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ferida Aksu Tanık tarafından 5 Mayıs’ta yapılan uzaktan basın toplantısında da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıkladığı “normalleşme” süreci değerlendirilmişti. Toplantıda, salgınla mücadelede başarılı ülkeler olarak görülen Japonya ve Singapur’da tedbirlerin gevşetilmesi süreçlerinde yaşanan sıkıntılardan ders alınması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Sinan Adıyaman, salgının riskli denemelerin yapılabileceği bir konu olmadığını, yayılma hızı, bulaşıcılığı ve ölümcül etkisi kırılmadan rehavete kapılmanın yanlış olduğunu vurgulamıştı.

Salgına ilişkin bilimsel raporlar yayınlamayı sürdüren Türk Tabipleri Birliği “Normalleşme” sürecinin erken açılma kararı olarak değerlendirmişti. TTB tarafından 12 Haziran’da yapılan basın açıklamasında sunulan rapora göre erken alınan normalleşme kararı 1 Haziran sonrasında hem olgu sayılarında hem de yoğun bakımda tedavi gören ve solunum desteğine gereksinim duyan hasta sayılarında artışa yol açtı. Bakanlık tarafından sorumluluğu bireylere yükleyen açıklamalar yapılsa da TTB pandemiyle mücadelenin bireylerin sorumluluğunu aşan bir kamusal irade ve duyarlılık gerektirdiğini hatırlatmıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz