Ana Sayfa Eğitim Çankaya Üniversitesi YÖK’ü beklemeden normalleşti: “Kronik hastalar, 65 yaş üstü, hamileler dahil...

Çankaya Üniversitesi YÖK’ü beklemeden normalleşti: “Kronik hastalar, 65 yaş üstü, hamileler dahil herkes iş başına”

Üniversitelerin normalleşme konusunda nasıl bir yol izleyeceği YÖK kararıyla 1 Haziran sonrasına bırakılırken, Çankaya Üniversitesi risk grubunda olanlar dahil personelini, şimdiden iş başı yapmaya çağırdı.

Üniversitelerin normalleşme konusunda nasıl bir yol izleyeceği Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararıyla 1 Haziran sonrasına bırakılırken, Çankaya Üniversitesi risk grubunda olanlar dahil personelini, şimdiden iş başı yapmaya çağırdı. YÖK’ün 5 Mayıs tarihinde aldığı karara göre, üniversiteler normalleşme konusunda ilk adımı atmak için salgının 1 Haziran’dan sonraki seyrini bekliyordu. Ancak Çankaya Üniversitesi bu tarihi beklemeden hastalığa karşı risk taşıyanlar dahil olmak üzere tüm personelini 1 Haziran’da iş başı yapmaya çağırdı.

Çalışanların sağlığı riske atılıyor

Türkiye 13 Mart’tan bu yana yürüttüğü Covid-19 salgınıyla mücadelesini henüz sonlandırmadı. Vaka ve ölüm sayılarında azalma başlasa da salgın doğrudan düşüşe geçmedi. Öte yandan normalleşme adımları atılmaya, salgın nedeniyle kapatılan iş yerleri teker teker açılmaya başladı.

Eğitim kurumlarında ise sıkı önlemler uygulanmaya devam ediyor ancak normalleşmeye ilişkin kararlar da alınıyor. Bu kapsamda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı üniversitelerin, 1 Haziran’dan itibaren 14 gün boyunca Covid-19 salgınının kontrol altına alındığının ve kesin düşüşe geçtiğinin beyan edilmesi koşuluyla, 15 Haziran’dan itibaren akademik takvime dönebileceğini karar verdi.

YÖK’ün son açıklamasına göre şehirlerarası öğrenci hareketliliğini ve buna bağlı virüs riskini önlemek amacıyla bu dönem yüz yüze sınav yapılmayacağı duyuruldu. Üniversitelerde öğrenci hareketliliğinin en aza indirilmesi için adımlar atılsa da normalleşme için hala 1 Haziran bekleniyor. Ancak salgının seyrini gözetmeden personelini şimdiden iş başı yapmaya çağıran Çankaya Üniversitesi’nin çalışanlarına gönderdiği metinde izinlere ilişkin şu ifadeler yer alıyor:

“Kanser hastaları ve organ nakli olanlar hariç olmak üzere tüm personelimizin (65 yaş üstü, engelli, hamile, süt izni kullanan ve kronik hastalığı olan personelimiz dahil) 1 Haziran 2020 tarihi itibariyle görevlerinin başında olmaları gerekmektedir.”

Vakıf üniversiteleri mağdur ediyor

Vakıf üniversiteleri daha önce Covid-19 salgını nedeniyle zarar eden işletmelere uygulanan kısa çalışma ödeneğine başvurmalarıyla gündeme gelmişti. Bu durum birçok üniversitede idari ve akademik personelin maaşlarının azalmasına, çalışanlara ücretsiz izin dayatmasına yol açmıştı. Akademisyenler uzaktan eğitim döneminde çalışma şartlarının ağırlaşmasına rağmen aldıkları ücretin azaldığını dile getirmiş, işlerini kaybetme korkusuyla uygulamaya tepki gösteremediklerini ifade etmişti.

Bu durum 17 Nisan 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 11. maddesine eklenen şu maddeyle giderilmeye çalışıldı:

“Vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışan öğretim elemanlarına, unvanlarına göre Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen ücret tutarından az ücret verilemez. Bu fıkra kapsamında Devlet yükseköğretim kurumlarında ödenen emsal ücretin hesaplanmasında ilgili mevzuat uyarınca aylıklara ilişkin hükümlerin uygulandığı kadroya bağlı ödemeler dikkate alınır.”

Üniversite yıllık izin kullanmak isteyen tüm personelin talebinin karşılanacağını, yıllık izin hakkı bulunmayanların ise takip eden yıllık izinlerden yararlanabileceğini belirtti.

Ücretsiz izin kozu 

Ancak bu karar “şirket” mantığıyla hareket eden üniversitelerde mağduriyetleri gidermedi. Maaşlara kota konuldu fakat ücretsiz izinler ve işten çıkarmalar arttı. Son olarak, İstanbul Okan Üniversitesi’nde emekli profesörler özel sektör çalışanı olarak değerlendirilmeleri sayesinde ücretsiz izne çıkarıldı.

Devlet üniversitesi personelinin aksine, 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olan vakıf üniversitesi personeli profesörlere Rektörlük tarafından gönderilen yazıda şu ifadeler yer aldı:

“Bilindiği üzere 17.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7244 Yeni Koronavirüs Salgının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkındaki Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu’n 9. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’na eklenen geçici 10. maddede, iş kanunu kapsamında olup olmadığına bakılmaksızın her türlü iş ve hizmet sözleşmelerini kapsar biçimde getirilen geçici fesih yasağı ile ücretsiz izne ayırmaya dair düzenleme yer almakta. Yaşanılan bu zorlu süreçte kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek alınan karar doğrultusunda ücretsiz izne ayrılmanız uygun görülmüştür.”

Ne olmuştu?

YÖK tarafından üniversitelerde yüz yüze eğitime ara verildiği açıklamasının yapıldığı sırada idari ve akademik personelin çalışmaya devam edeceği duyurulmuştu. Bu durum üniversitelerin bütün unsurlarının sağlıklarının tehlike altında olduğu yönünde tepkilere yol açarken idari izinlere ilişkin sırasıyla şu kararlar alınmıştı:

  • Covid-19 salgınına karşı alınan önlemler kapsamında kamu görevlilerine ilk olarak 13 Mart tarihinde Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle 12 günlüğüne idari izin verildi. Yayımlanan genelgeye göre, hamileler, yasal süt izni kullananlar, engelli çalışanlar, yöneticiler hariç 60 yaş ve üzerinde olanlar, kronik hastalığı olanlar 16 Mart 2020’den itibaren 12 gün idari izinli sayıldı.
  • Bu karar, 22 Mart’ta yayımlanan ek genelgeyle uzatılmış ve kamu kurumlarına uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma için yetki verilmesi gibi bazı düzenlemeler getirildi. Bu kapsamda, üniversitelerde de dönüşümlü çalışmaya geçildi ve Cumhurbaşkanlığı’nın ilk genelgesiyle idari izinli sayılanlar, yeni bir karar verilinceye kadar idari izinli sayılmaya devam edilecek kararı alındı.
  • YÖK de, 19 Mart’ta yayımladığı idari izinlere ilişkin genelgede Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde yer alan ilgili kararlara yer verirken okul öncesi ve ilköğretimde çocuğu bulunan kadın akademik ve idari personelin yıllık izin taleplerinin karşılanmasına, yıllık izin hakkı bulunmayanlar için mazeret izinlerinin kullandırılmasına, diğer akademik ve idari personelin izin talepleriyle ilgili olarak mer’î mevzuat çerçevesinde işlem yapılmasına karar verildiğini açıkladı.
  • İdari izinli sayılan kamu görevlilerine ve YÖK’e bağlı personele ilişkin yeni bir karar henüz açıklanmadı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz