Sağlık çalışanları hastanelerde alınan yetersiz önlemler sebebiyle hastaları iyileştirmeye çalışırken COVID-19 oluyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Koruyucu malzeme eksikliği yok” açıklamalarına rağmen, SES’in yaptığı anket 60 ilde 304 hastanede alınan önlemlerin ve kişisel koruyucu malzemelerin eksik olduğunu, bazı hastanelerde ise hiç malzeme olmadığını ortaya çıkardı. SES Eş Genel Başkanı İbrahim Kara sağlık çalışanlarının maruz bırakıldığı koşulları Gazete Rüzgârlı’ya anlattı.
“Sağlık çalışanlarının talepleri dikkate alınmıyor”
Sağlık çalışanlarının sürece dair ciddi kaygıları olduğunu söyleyen Kara, “Sağlık çalışanları pandemiye karşı en önde mücadele ederken sadece toplum sağlığını değil, kendi sağlıklarını da koruma çabası içerisindeler” diyerek şöyle devam etti:
“Ne yazık ki yöneticiler açısından taleplerimiz dikkate alınmıyor. Sağlık çalışanlarının bu süreci tanımlarken kullandığı ifadeyi birebir aktarıyorum ‘Savaş meydanına cephanesiz gönderilmiş gibi hissediyorum kendimi.’ Bu lafı birçok sağlık çalışanından duyabilirsiniz. Bunun altında yatan sebeplerden biri Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) eksikliği. 60 ilde 304 hastanede yaptığımız anketin sonucu, Bakanlığın süreci yönetemediğini ortaya çıkarıyor.”

“Hastaneler Koronavirüs’ün yayıldığı merkezler haline geldi”
Evde kal çağrılarına büyük oranda uyulduğunu gözlemlediklerini söyleyen Kara, insanların işe gitmek zorunda bırakılmasının sadece o insanları değil, salgının gidişatını da etkilediğine dikkat çekti. En ufak bir rahatsızlıkta hastaneye müracaat edildiğini söyleyen Kara “COVID-19 negatif olan bir kişinin, hastaneye gelerek COVID-19 pozitif olma ihtimali çok yüksek. Bu ihtimal içerisinde olanlardan biri de sağlık çalışanları” diye konuştu. Kara, hastanedeki eksikliklerin bir an evvel tamamlanması gerektiğini, “Eğer sağlık çalışanlarını koruyamazsak toplumun da sağlığını koruyamayız. Sağlık çalışanlarına düzenli olarak COVID-19 testi yapılmalı. Bu test sık sık tekrarlanmalı. Hastaneler artık COVID-19’un yayılma merkezleri haline geldi” sözleriyle anlattı.
“Virüse karşı internet paketi ile mi savaşalım?”
Siyasi iktidarın “Her şeye hazırlıklıyız önlemlerimiz tam” ifadelerinin karşılığını, alanda görmekte zorlandıklarını söyleyen Kara, kolektif çalışma olmadığı sürece salgını atlatma konusunda başarı yakalamanın mümkün olmadığını söyledi. Kara, sendikaların ve meslek örgütlerinin sürece acilen dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Sağlık çalışanlarına 100 GB internet” açıklamasını değerlendiren Kara, “Koruyucu ekipmanlara doktorlar bile zor ulaşırken, hemşire ve diğer sağlık çalışanlarının nasıl ve ne kadar ulaşabildiğini siz düşünün. COVID-19 ile mücadelede bütün koruyucu önlemler alındı ve sağlık çalışanları korunuyor da internet derdi mi var. Virüse karşı internet paketi ile mi savaşalım” diye sordu.

“Nöbet paraları kesiliyor”
Kara, sağlık çalışanlarının maruz bırakıldığı koşulları ise şöyle anlattı:
Sağlık çalışanlarının bağışıklıklarının güçlü olması lazım ama besin değeri yüksek sağlıklı gıdaya ulaşmaları da bir problem. Gece saat 12’de verilmiş bir öğünde 1 dilim peynir, 5 zeytin, 1 reçel, 1 bal var. Dinlenme alanları yok. 24 saat nöbet uygulamaları hala sürüyor. Bu uygulamaya derhal son verilmeli. Pandemi sürecinde uzun süreli çalışma hem çalışma verimini düşürüyor, hem sağlık çalışanının bağışıklığını düşürerek COVID-19 olma ihtimalini kuvvetlendiriyor.

Esnek çalışma getirildi. Yoğun birimlerde çalışmayan arkadaşlarımızı, yoğunluk olan hastanelere gönderdiler. Öğrendik ki ne yazık ki esnek çalışma ile evine gönderilen arkadaşlarımızın nöbet paralarını kesip, çalışma sürelerinden düşerek tekrar fatura ediyorlar. Bir taraftan bir şey yapıyor gibi gösterip bir yandan da faturasını yine sağlık emekçilerine ödetiyorlar. Bir sağlık çalışanını geçtiğimiz gün yitirdik “Kalp yetmezliği” dediler. Koronavirüs kalp yetmezliğini tetiklemiş olabilir mi? Bilmiyoruz. Kronik rahatsızlığı olan arkadaşlarımız idari izinli sayılmalı.

“Biz can derdindeyiz Bakanlık para”
Yapılan açıklamalarla sağlıkçıların rencide edildiğini ve toplumda “Sağlık çalışanı maaşlarına yüzde 100 zam” algısı yaratılmaya çalışıldığını söyleyen Kara, Sağlık Bakanı’nın “döner sermaye” açıklamalarını şöyle değerlendirdi:
Siyasi iktidar, sağlık çalışanlarının bütün derdi paraymış gibi açıklamalar yapıyor. Sağlık Bakanı ‘3 ay döner sermayelerini tavandan vereceğiz’ diyor. Biz can derdindeyiz, Bakanlık para açıklaması yapıyor. Bu açıklamaların sağlık çalışanlarını motive ettiğini düşünüyor ama açıklamalar sağlık çalışanlarını daha da üzdü. Bizim tek derdimiz var. Pandemiye karşı ülkemizde daha fazla can kaybı olmadan, sağlık çalışanları olarak da bu süreci atlatabilmek.
Virüs kıdem ayrımı yapmıyor
Koronavirüs’e karşı alındığı iddia edilen önlemler açısından çalışanlar arasında ciddi bir ayrım olduğunu söyleyen Kara “Sağlık hizmetini yürüten işçi kadrosunda taşeron kadrosunda çalışan sağlık emekçileri ile 657 sayılı kanuna tabi çalışanlar arasında da ayrımlar söz konusu. Bu ayrımlar ortadan kaldırılmalı. Koronavirüs 657 ayrımı yapmıyor herkese bulaşıyor” diye konuştu. Sağlık çalışanlarına ilişkin şeffaf ve doğru bilgi paylaşılmadığını söyleyen Kara, şöyle devam etti:
“Vakalara ilişkin bilgiler devlet sırrı gibi saklanıyor.Bilgi saklanması endişe ve panik doğuruyor. Kötü bir salgın yönetimiyle karşı karşıyayız. Tek adam mantığı ile kriz yönetilmez. İnsanlar çocuklarına virüs bulaştırmamak için evlerini ayırdılar. İmkanı olmayan yine evine gitmek zorunda bırakılıyor. Kimse çocuklarına sarılıp öpemiyor. Salgın yönetiminde şeffaflık hayati önem taşıyor.”





