Ana Sayfa Çalışma Hayatı Şantiyelerde sorumluluk işçiye yıkılıyor

Şantiyelerde sorumluluk işçiye yıkılıyor

Ülke genelinde çalışmanın durdurulmadığı şantiyelerde yaşanan hak ihlalleri birbiri ardına medyaya yansıyan videolarla belgeleniyor. İnşaat-İş avukatı Ekin Güneş Saygılı, işverenin işçilere imzalatmaya çalıştığı taahhütnameleri anlattı.

İnşaat-İş avukatı Ekin Güneş Saygılı, sendikanın sosyal medya hesapları aracılığıyla işçilerin Koronavirüs tehdidiyle burun buruna yaşadığı şantiyelerdeki son durumu anlattı. Saygılı, işçilere zorla “Risklerin sorumluluğunu alıyorum” yönünde taahhütnameler imzalatıldığını kaydederken, işçilere çalışmaktan kaçınma hakkını hatırlattı. İşin ve iş güvenliğinin sorumluluğunun işverende olduğunu anımsatan Saygılı, “İşveren gerekirse işi durdurmak ve ücreti ödemek zorundadır. Bırakın salgın anını, normal şartlarda bile ilgili yönetmelikler gereğince öngörülebilir ya da öngörülemez bütün riskleri karşılamak hukuki ve idari olarak işverenin sorumluluğundadır. Bu virüsün yakın temas ve eşyaların ortak kullanımı ile insandan insana bulaştığı tüm toplum tarafından biliniyor” dedi.

Ekin Güneş Saygılı

“İhbar ve kıdem tazminatını hak etmiş olur”

Özellikle şantiye, fabrika ve büyük atölyelerde üretimin durdurulmadığının altını çizen Saygılı, işverenin çalışma şartlarında esaslı bir değişiklik yapmasıyla, işçinin haklı fesih kapsamında kalacağı ve kazanılmış ihbar ve kıdem tazminatı hakkını kullanabileceğini söyledi. Saygılı şöyle devam etti:

“Çalışanlara ‘Tüm sorumluluğu alıyorum’ gibi beyanların olduğu kâğıtlar imzalatılmaya çalışılıyor. Bu kâğıtların geçerliliği yok. İmzalar atıldıysa bile karşılaşılabilecek tehlikelerde işveren 1. dereceden sorumludur. İmzalar atıldıysa bile işveren için haklı fesih sebepleri oluşmaz. İşçi eğer hak kazanmışsa ihbar ve kıdem tazminatını hak etmiş olur. Büyük şantiyelerde işçilerin kaldığı koğuşların boşaltıldığı, servis imkânlarının kaldırıldığı, buna rağmen çalışmanın devam ettiği görülüyor. Şehirde kalmak imkânsız oluyor. Hem işçiyi çalışmaya zorluyor, şehri terk edenler ise ‘işe gelmedi’ tutanağı tutularak haklı fesih için kullanılıyor. İşveren çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapıyor. İşyerine gidip gelme şartını elinden alıyorsa… Tek taraflı fesih yapmış olur. Ha yüksekten düşüp kolunu bacağını kırmış ha Koronavirüse yakalanmış. İşçiler kitlesel ölümle karşı karşıya kaldığı durumda ölüm tehdidi yakın, çok yakınsa çalışmaktan kaçınma hakkını kullanabilir. Kendileri aralarında tutanak tutarak yapabilirler.”

İşçiye yolda da maske yok

Geçtiğimiz günlerde Saygılı’nın üzerinde durduğu işten uzaklaşma\uzaklaştırılma durumlarından biri Emaar İnşaat’ın şantiyesinde yaşandı. İnşaat-İş’te örgütlü bir grup işçinin çalışmaya zorlandıkları koşulları belgelemesinin ardından 27 Mart’ta sendika, şantiyede ilk Koronavirüs vakası şüphesini duyurdu. Bunun üzerine şirketin özel otobüsler kiralayarak işçileri apar topar memleketlerine göndermek istediği açıklandı. İşçiler, yolculuk boyunca kendilerine eşlik eden firma yetkililerinin maskeli olmalarına karşın kendileri için önlem alınmadığını kaydetti. İşçiler, işveren ile şantiyede de maske gibi ihtiyaçlarını talep ettiği için karşı karşıya gelmişti.

İşçiler, eve dönüş yolculuklarında ise Van girişinde jandarma müdahalesiyle karşılaştı. İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge uyarınca 14 gün boyunca karantina altında tutacakları açıklanan işçiler, bir pansiyona yerleştirildi. İşçiler, sendika aracılığıyla, karantinada 48 saat boyunca yemek verilmediğini, tepkilerin ardından yemek verildiğinde ise içme suyu için şebeke suyu kullanmak zorunda kaldıklarını duyurdu. Van’da Çaldıran ilçesine bağlı Hanköy Mahallesi’nin ardından Başkale ilçesine bağlı Esenyamaç Mahallesi ile Çatak ilçesine bağlı 2 mezranın karantinaya alındığı açıklanmıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz