Ana Sayfa Sağlık Koronavirüs’ün 5 ildeki seyrini TTB açıkladı

Koronavirüs’ün 5 ildeki seyrini TTB açıkladı

İlk vaka açıklamasından bu yana, salgının ancak şeffaflık ve bilimsellikle yönetilebileceğini söyleyerek Sağlık Bakanlığı’na defalarca çağrı yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB), İstanbul, Şanlıurfa, Adana, Diyarbakır ve İzmir’de erişebildiği vaka sayısını açıkladı.

TTB, “Vaka açıklamaları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kişisel sosyal medya hesabından sözcük sayısı sınırlı tweet mesajlarıyla  değil, bu konuda yetkilendirilmiş sağlık kuruluşları tarafından yapılmalıdır” diyerek vakalara ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesinin, toplumdaki farkındalığı artırarak salgınla mücadeleyi kolaylaştıracağını söylemişti. Resmi kurumlara defalarca şeffaflık çağrısı yapan TTB, erişebildiği vaka bilgilerini şöyle açıkladı:

İstanbul’da hasta sayısı 2 binin üzerinde: 30 Mart 2020 günü itibarı ile İstanbul’daki kamu hastanelerinde kesin ya da şüpheli/olası Covid-19 tanısıyla yatırılarak izlenen/tedavi edilen hasta sayısı 2 binin üzerindedir. 30 Mart 2020 günü itibarı ile İstanbul’daki kamu hastanelerinde kesin ya da şüpheli/olası Covid-19 tanısıyla yoğun bakım ünitelerine yatırılan vaka sayısı 200’ün üzerindedir. Pandemi bu hızla devam ederse önümüzdeki günlerde/haftalarda İstanbul’daki kamu hastanelerinde ciddi yatak sıkıntısı yaşanabileceği görülmektedir. Hazırlıksızlık ve Türkiye’de Covid-19 vakalarının tespitindeki gecikme, bu salgında en öncelikli risk grubunda yer alan hekimler, sağlık çalışanlarının enfekte olmasına yol açmış, bazı hastanelerde Covid-19’lu hastalarla temaslı hekimlerin bu süreçte de 24 saatlik nöbetler şeklinde çalıştırılması karşılaştıkları virüs yükünün artmasına yol açmış, neticede İstanbul’daki kamu hastanelerinde bugüne kadar enfekte olan hekim, sağlık çalışanı sayısı 100’ü geçmiştir.

Şanlıurfa:  70 şüpheli, 6 test pozitif hasta bulunmaktadır.

Diyarbakır: Yaklaşık 150 hasta Covid teşhisi veya şüphesiyle yatıyor. 6 yoğun bakım hastası mevcut. Korona nedeniyle 5 yurttaşımız hayatını kaybetti.

Adana: Yaklaşık 550 hasta Covid teşhisi veya şüphesiyle yatıyor. 63 yoğun bakım hastasından 15’i entübe. (Solunum cihazına bağlı) 2’si taburcu olmuş, 4 hekim ve 12 sağlık çalışanı korona şüphesi ile takip edilmekte.

İzmir: Son iki haftada İzmir genelinde kamu hastanelerinde (Üniversite, Sağlık Bakanlığı ikinci ve üçüncü basamak hastaneleri) PCR testi pozitif ve klinik olarak şüpheli pozitif vakalar dâhil hasta sayısı 700 civarındadır. İzmir genelinde 9 Aile Sağlığı Merkezi (ASM) Covid-19 şüpheli vakalar nedeniyle bir süreliğine kapatılmış, etkilenen hekim ve sağlık çalışanları sağlık kurumlarında tedaviye veya evlerinde izolasyona alınmış, daha sonra ASM’ler yeni görevlendirilen hekimler ile tekrar çalışmaya başlamıştır. Yine bu süre içinde etkilenen hekim ve sağlık çalışanı sayısı da yaklaşık 75’tir. Bir ASM hemşiresi yoğun bakımda tedavi edilmektedir.

Şeffaf olmayan yönetimler salgını büyütüyor

Türkiye’de vakalar, sadece rakam olarak açıklanarak hastaların durumuna ilişkin bilgi verilmiyor. Şehir, meslek, cinsiyet, yaş, iyileşen kişi sayısı, yoğun bakımda olan kişi sayısı gibi verilerin açıklanmaması ise bilgi kirliliğiyle sonuçlanıyor. Vaka sayısı 25 Mart’ta Sağlık Bakanı tarafından 2 bin 433, Cumhurbaşkanı tarafından ise 8 bin 554 olarak açıklanmıştı. Hastanelerde test sayısı yetersiz olduğu için, “Test sonucu pozitif gelen vakalar”, Test yapılamayan fakat klinik bulguları ile COVID-19 olduğu tespit edilen vakalar” olduğu da biliniyor. Resmi açıklamalarda verilen rakamların hangisi olduğu ise henüz bilinmiyor.

Salgına ilişkin eksik ya da yetersiz bilgi paylaşımı, uzmanlar tarafından salgına karşı alınması gerektiği açıklanan önlemlerin uygulanmaması ile sonuçlanıyor. Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap hastalığı taşıyan bir kişinin, 625 kişiye bulaştırabildiğini açıklamıştı. Salgını “şeffaf bilgi paylaşımı” ile yönetmeyi başaran ülkeler,  Koronavirüs’e ilişkin vaka bilgilerini şehir, yaş, cinsiyet, yoğun bakımdaki hasta sayısı, iyileşen hasta sayısı, meslek gibi ayrıntılarla kamuoyunun bilgisine sunuyor. Dünya Sağlık Örgütü de şeffaf bilgi paylaşımının salgın yönetiminin bir parçası olduğu konusunda ülkeleri uyarmıştı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz