Ana Sayfa İklim CHP’den “Su Stresi Raporu”: Su kanunu çıkarılmalı

CHP’den “Su Stresi Raporu”: Su kanunu çıkarılmalı

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, “Susuzluk stresiyle baş edebilmek için erişilebilir, adil ve katılımcı su yönetimi politikaları geliştirmemiz gerekiyor. Halen, bu soruna çözüm getirecek Su Kanunu’muzun olmaması, büyük bir eksiklik” dedi.

CHP Doğa Hakları Genel Başkan Yardımcılığı tarafından, 22 Mart Dünya Su Günü nedeniyle “Dünya Su gününde, Yaşam ve Sus Stresindeyiz: Su Kanunu Çıkarılmalı” başlıklı rapor yayınlamdı.

Tam 28 yıldır somut adım yok

Raporu, Dünya Su Günü’nün anlamına ithafen günümüzdeki su stresine ve su güvenliğine dikkat çekmek amacıyla yayınladıklarını dile getiren CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, Dünya Su Günü’nün ilan edilmesini öneren 1992 tarihli uluslararası konferanstan günümüze kadar herhangi bir somut adım atılmadığını, aksine su kaynaklarının azaldığını, iklim krizi ve kuraklık sorununun günümüzün önemli sorun başlığı olarak karşımızda durduğunu vurguladı.

Raporda öne çıkan başlıklar şu şekilde:

Türkiye’de su güvenliği: Türkiye’de bölgeler arası eşitsizlik nedeniyle de oluşan su güvenliği sorunu bulunuyor. Ülkemizdeki toplam nüfusun yüzde 28’i Marmara Bölgesi’nde yaşarken, buradaki havzalar toplam su akışının sadece yüzde 4’lük kısmını topluyor. Meriç, Ergene, Gediz, Büyük Menderes, Burdur Gölü, Akarçay, Konya ve Asi Nehri havzalarında yüzey ve yeraltı suyu kullanımı, su kaynaklarının kendini yenileyebilme kapasitesini aşmış durumda. Bu durum havzalar üzerindeki baskıyı arttırarak, doğal ekosistemler için büyük bir tehdit oluşturuyor.

Türkiye’deki her bir su havzası ayrı soruna sahip: DSİ verilerinde, Türkiye’de kişi başına düşen yıllık su miktarı 1.519 m3 civarında olduğu, Türkiye’nin su azlığı yaşayan ülke konumunda olduğu, TÜİK’in 2030 yılında ülke nüfusunun 100 Milyon olacağı öngörüsüyle birlikte kişi başına düşen kullanma suyu oranın daha da düşeceği söyleniyor. Türkiye’deki 25 su havzasından her biri ayrı bir soruna sahip. Büyük Menderes ve Ergene havzalarında kirlilik sorunu, Konya Kapalı Havzası’nda tarımda aşırı su kullanımı veya havzalar arası su transferi nedeniyle kuraklık sorunu yaşanıyor. Ancak, Türkiye’nin Nehir Havza Yönetim Planları (NHYP) henüz tamamlanlanmadı.

Türkiye su kıtlığı listesinde 32. sırada: Dünya Kaynaklar Enstitüsü (WRİ)’nün raporuna göre, dünya nüfusunun dörtte birinin yaşadığı 17 ülke, tatlı su kaynaklarının yüzde 80’ini tüketmiş olduğu için son derece yüksek su stresiyle karşı karşıya. Rapordaki su kıtlığı listesinde 164 ülke arasında 32. sırada bulunan Türkiye, yüksek derece su stresi yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de, son 50 yılda, Van Gölü’nün üç katı büyüklüğünde (1,3 milyon hektar) sulak alan yok olduğu tahmin ediliyor.

Türkiye su stresini aşamayacak

Uluslararası kuruluşların hazırladığı raporlar ile DSİ, TÜİK, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ait verilerin birlikte karşılaştırılarak sunulduğu raporda, gerekli önlemler alınmazsa Türkiye’nin su fakirliğini ve su stresini aşamayacağı uyarısında bulunularak, Su Kanunu’nun mutlaka çıkarılması gerektiğinin altı çizildi. CHP Doğa Hakları’nın 2019 yılının Kasım ayında yayınladığı Doğa Hakları Manifestosu’ndaki “7 İlke 7 Bölge” arasında yer alan “Erişilebilir, Adil ve Katılımcı Su Yönetimi Politikası, Kuraklığı Yenecektir” bölümüne de yer verilen raporda, şu öneriler yer aldı:

Güvenilir suya erişim sağlanmalı: Ayrım gözetmeksizin tüm yurttaşların ücretsiz ve güvenilir içme suyuna erişebilmeleri sağlanmalı, kişi başına düşen kullanılabilir su oranındaki eşitsizlikleri gidermeye yönelik uygulamalar geliştirilmeli.

Su politikası şeffaf hazırlanmalı: Su politikası şeffaf ve güncel verilere dayanılarak hazırlanmalı; su havzalarını, sulak alanları koruyan ve varlığını sürdürmesini sağlayan bir yaklaşımla düzenlenecek Su Kanunu acilen yürürlüğe konulmalı.

Acil eylem planı oluşturulmalı: Türkiye’deki bölgeler arasında yaşanan su sıkıntıları, kişi başına düşen kullanım suyu oranları tespit edilerek, iklim değişikliği, nüfus artışı gibi etkenler de gözetilerek acil eylem planları oluşturulmalı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz