Ana Sayfa Çalışma Hayatı Ligler başlayacak ama sahadaki gazeteciler endişeli: Ekonomi dönsün diye insanların ölmesine göz...

Ligler başlayacak ama sahadaki gazeteciler endişeli: Ekonomi dönsün diye insanların ölmesine göz yumulamaz

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Koronavirüs salgını sonrası ara verilen Süper Lig’i yeniden başlatma kararı aldı. Pek çok futbolcuda, yöneticide ve çalışanda Koronavirüs tespit edilmesine rağmen alınan karar, büyük tepki topladı. Spor yazarı Lütfü Özel liglerin başlama kararının getireceği riskleri, Hürriyet Ankara Spor Servisi Sorumlusu Özgür Şahiner ve Milliyet Ankara Spor Yazarı Orhan Kemal Erkılıç ise spor muhabirlerinin süreçteki deneyimlerini Gazete Rüzgârlı’ya değerlendirdi.

Pek çok futbol kulübünün, oyuncularında, personelinde ve yöneticilerinde Koronavirüs tespit edildiğini açıklamasına rağmen, salgın nedeniyle ara verilen liglere devam kararı alındı. TFF’nin maçları yeniden başlatma kararını spor yazarı Lütfü Özel, Hürriyet Ankara Spor Servisi Sorumlusu Özgür Şahiner ve Milliyet Ankara Spor Yazarı Orhan Kemal Erkılıç Gazete Rüzgârlı’ya değerlendirdi.

Lütfü Özel – Spor yazarı

“Risk hala çok büyük, futbolun başlamasının zamanı değil”

Bir buçuk ay önce Türkiye’de futbolun bu sezon için kapanacağını düşündüğünü söyleyen Özel, “Şu süreçte liglerin başlatılmasının tam yerini bulduğunu düşünmüyorum. Virüs süreci henüz geriye dönüş noktasına gelmedi. Hala çok büyük risk taşıyor” dedi.

Alınan önlemlerde yumuşama başladıktan sonra Singapur’da, Japonya’da ve Almanya’da virüs yayılımının artış gösterdiğini hatırlatan Özel, “Dolayısıyla bizim için de bu kararın risk taşıdığını düşünüyorum. Kaldı ki birkaç takımda da virüs vakası ortaya çıktı. Eğer futbol başlayacaksa onun zamanı şuan değil, Haziran ayı değil. Virüsün etkileri anlamında geriye dönüş Temmuz’u bulur mu, emin değilim” diye konuştu.

Özel, İngilterede 40’tan fazla futbolcunun antremana çıkmamak için tepki gösterdiğini söyledi ve “Onlar akıllı da biz mi akılsızız. Dolayısıyla acele edildiği kanaatindeyim” dedi.

“Ekonomik kaygıların karşılığı insan hayatı olmamalı”

Liglerin başlama kararındaki telaşın altında ekonomik kaygıların olduğunu ifade eden Özel, “Kuruş dönmüyor şu anda. Hem yayıncı kuruluş, hem kulüpler hem de kulüp çalışanları için ekonomik şartlar zor. Bunun getirdiği bir paniğin olduğu da anlıyorum, kabul ediyorum ama bunun karşılığı insan hayatı değil sonuç itibariyle” diyerek tepkisini ifade etti.

“Ekonomi dönsün diye insanların ölmesine göz yumulamaz”

Liglerin tescil edilmesinin söz konusu olmayacağını vurgulayan Özel, şunları söyledi:

“Ligler tescil edilsin diye bir algı da oluşturulmaya çalışılıyor. Bu çok saçma. Böyle bir şey söz konusu olamaz. Ligi olduğu gibi tescil edecek bir durum matematiksel olarak söz konusu değil. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Tamamen iptal olursa, bu olabilir, ona itirazım yok. Ama ona da, ‘yüzde 77’si tamamlanmış bir ligden bahsediyoruz’ diyorlar.”

Özel, “Benim itirazım insan hayatı. Hiçbirşey insan hayatından daha önemli değil. Ekonomi de değil. Para da değil. Ekonomi dönsün diye insanların ölmesine ya da virüs kapmasına göz yumulması kabul edilemez” dedi.

“Alınan önlemler futbolun doğasına uyumlu değil”

TFF’nin bugün açıkladığı önlemler ile ilgili “Pratikte koruyucu işler ama futbol gibi çok dinamik bir oyundan bahsediyoruz. Bu kadar dinamik bir ortamda bu önlemleri alabilirsiniz ama futbolun ruhu ve doğası ile uyumlu olmaz bunlar. Saçma olur” değerlendirmesinde bulunan Özel, kararı “Bu kadar kaygı duyulacak bir işe başlamanın bir alemi var mı? Bütün kaygı ortadan kalkar, aşı bulunur, ilaç bulunur, düşüşe geçer ondan sonra oynarsınız” diyerek eleştirdi.

“Bir oyuncuda virüs varsa, maç olduğunda tüm takımı karantinaya almak zorundasınız”

beIN Sports’ta “Ben kendimi niye tehlikeye atayım?” diyerek bir spor spikerinin istifa ettiğini hatırlatan Özel, “Buna hiçkimse de ‘sen nasıl böyle bir şey yaparsın’ diyemez. Ama işini yapmak zorunda olanlara büyük saygı duyuyorum” dedi. Özel, virüs taşıyan birinin, çevresindeki herkese bulaştırdığına dikkat çekerek, “Beşiktaş’ta biri çıktı işte. Maç olduğu takdirde bütün takımı karantinaya almak zorundasınız. Akıllıca mı bu, mümkün değil” diye konuştu.

“Çalışanlar insan değil mi?”

Liglerin başlatılma kararını futbolcular ve personel açısından da değerlendiren Özel, “Onların çoluğu çocuğu yok mu? Adam korkmaz mı? Ya da malzemecisini düşünelim. Bunlar insan değil mi? Yöneticiler, teknik direktörler yakalandı virüse. Sancaktepe takımında 3’ü çalışan 4’ü futbolcu 7 kişide çıktı” sözleriyle yaşanan durumun vehametine dikkat çekti.

“Topun federasyona atılması anlaşılabilir değil”

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun liglerin başlaması kararının TFF’nin inisiyatifinde olduğu açıklamalarını değerlendiren Özel, “İki Bilim Kurulu üyesini dinledim. Dolaylı olarak oynanmaması gerektiğini söylediler. Topun federasyona atılmasının da anlaşılabilir olduğunu düşünmüyorum. Neden TFF sorumlu olsun ki bu işten?” diyerek bu kararın ortak verilmesi gerektiğini ifade etti.

“Gazeteciye git denildiği zaman gidecektir”

Liglerin başlamasını basın çalışanları açısından da değerlendiren Özel, “Basın emekçileri işten kaçınma hakkını kullanamaz. Gazeteciye git denildiği zaman gideceklerdir. Onlar da önlemlerini alarak gideceklerdir. ‘Gitmiyorum’ dediği anda işini kaybetme ihtimali başta olmak üzere pek çok yaptırımla karşı karşıya kalacakları acımasız bir sistemden bahsediyoruz” diyerek bu kararın alanda çalışan spor muhabirleri için ayrıca risk oluşturduğunu dile getirdi.

Özgür Şahiner – Hürriyet Gazetesi Ankara Spor Servisi Sorumlusu

“Bu süreçte haber üretmek bizim için zor oldu”

Spor muhabiri Özgür Şahiner de bu sürecin muhabirler açısından zor olduğunu ifade etti. Şahiner liglere verilen arada ürettikleri haberlerin de farklılaştığını şu sözlerle ifade etti: “Çünkü bizim işimiz maçlar oynanınca onları takip ederek, sonrasındaki gelişmeleri, perde arkasındaki olayları ortaya çıkararak yazmak ve bunları okuyucuya ulaştırmak. Yaklaşık 2 aydır hiçbir organizasyon yapılmıyor. Sadece futbol değil bütün branşlarda müsabakalar durdu. Tüm sporcular evlerinde idman yapmaya çalışıyor. Bu süreçte müsabakalar ve antremanlar olmadığı için ağırlıklı olarak sporcuların, teknik adamların ve yöneticilerin süreci nasıl geçirdiğini, ev ortamında neler yaptıklarını ve süreçle ilgili düşüncelerini almaya çalışarak haber-röportaj şeklinde çalıştık. Genelde liglerin ne zaman başlayabileceğine yönelik tahminlerini, ligler oynanırsa süreci nasıl devam ettireceklerini, kadrolarında salgınla ilgili herhangi bir sıkıntı olup olmadığı gibi soruları sorarak geçirdik. Ligler başlarsa ya da başlamazsa sonraki süreçte ekonomik olarak yaşayacakları zorluklar için ne gibi önlemler aldıkları da sorduğumuz sorulardandı. Bu sorulardan yola çıkarak haberler üretmeye çalıştık.”

“Geniş çaplı haber yapma ya da herkese ulaşma şansımız olmadı”

Şahiner verilen arada geniş çaplı haber yapma ve kaynağa ulaşma konularında zorluklar yaşadıklarını ifade ederek şöyle konuştu:

“Onlar nasıl ki idmana çıkmıyor, tesislere gitmiyorsa biz de bu süreçte kurumlarımıza, gazetelerimize gitmeden çalışmalarımızı evden yürüttük. Evden, internet aracılığıyla ya da telefonla haberler yapmaya çalıştık. Benim yüz yüze görüştüğüm kimse olmadı. Tabii zor oldu, çünkü herkese her istediğinizi telefonla ya da internet üzerinden sormak pek mümkün değil. Yüz yüzeyken alabileceğiniz bilgiler ile telefonda alabileceğiniz bilgiler de farklı olduğu için geniş çaplı haber yapma ya da herkese ulaşma şansımız bu süreçte olmadı. Ama iki aydır iyi götürdüğümüzü düşünüyorum. Sadece ben değil, bütün spor basını camiasına bakıyorum hemen hemen aynı şekilde çalışılıyor.”

“Sayı kısıtlaması getirilirse, maça alınacak muhabirleri kim belirleyecek?”

TFF’nin aldığı önlemlerin gazetecilerle ile ilgili olan kısmını değerlendiren Şahiner, maçlara alınacak kısıtlı sayıdaki muhabirlerin nasıl belirleneceğinin, buna kimin karar vereceğinin bilinmediğini dile getirdi. Şahiner, “Hangi muhabirler ya da foto-muhabirleri girebilecek veya dönüşümlü mü olacak? Bunların da iyi düşünülmesi, tartışılması gerekiyor. Örneğin önümüzdeki günlerde Galatasaray–Trabzonspor maçı var, Fenerbahçe-Trabzonspor kupa maçı var, Beşiktaş–Fenerbahçe lig maçı var. Burada belirlenen sayıda hangi muhabirler, foto-muhabirler görev alacak? Hangi medya kuruluşlarından temsilciler görev yapacak? Bu nasıl belirlenecek, kim belirleyecek?” sözleri ile bu noktanın tartışmalı olduğunu ifade etti.

Orhan Kemal Erkılıç – Milliyet Ankara Spor Yazarı

“Bu süreçte gerginlik ve kaos ortamı da arttı”

“Sporun her alanında heyecan artmışken Koronavirüs kâbusu ile karşılaştık. Oysa ligler bitecek Avrupa Futbol Şampiyonası başlayacaktı. Ardından gözler Tokyo Olimpiyatları’na çevrilecekti, olmadı” diyen Milliyet Ankara Spor Yazarı Orhan Kemal Erkılıç, bu süreçte futbol başta olmak üzere 62 federasyonun salgını en az hasarla atlatmak için çalıştığını dile getirdi.

Bu dönemde bir yandan gerginlik ve kaos ortamının arttığına da şahit olduklarını ifade eden Erkılıç, “Tüm dünya koronavirüse karşı hayatın her alanında çare arıyor ama spor çok yönlü bir konu” diye konuştu.

“Diğer branşlar için de alınacak kararlar merak ediliyor”

Erkılıç, “Elbette ‘önce sağlık’ dense de işin ekonomik boyutunu kimse görmezden gelemiyor. Maçların oynanmasını da oynanmamasını da isteyenler var” diyerek herkesin aklında sorular olduğunu ve diğer branşlar için alınacak kararların merak edildiğini belirtti.

“Haber kaynaklarımız ile bol bol mesajlaşır olduk”

Ara verilen süreçte spor muhabiri olarak çalışma pratiklerinin de değiştiğini belirten Erkılıç, deneyimlerini şu sözlerle ifade etti: “Bu süreç hepimizin hayatını değiştirdi. Evden çalışma, telefonla röportaj ya da haber kaynaklarımız ile bol bol mesajlaşır olduk. Mesailerin evde yapılacak olması başta pek çok arkadaşımıza çekici gelse de durum giderek farklı bir hâl aldı. Ben gazeteye gidip gelmeye devam edenlerdenim. Farklı bir deneyim oldu elbette ama bu sürecin bizleri nereye götüreceğini bilmiyoruz.
Yeni bir dünya hepimizi bekliyor gibi.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz