Ana Sayfa Sağlık “Oyuncağın cinsiyeti olmaz”

“Oyuncağın cinsiyeti olmaz”

Oyuncakların cinsiyeti olmayacağının altını çizen Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün, "Erkek çocukları bebekle oynamaya başladığında ya da kız çocukları araba almak istediğinde ailesi hemen panik oluyor. Ailelerin bu durumu artık bırakması lazım” diyerek buna izin verilmesinin hatta teşvik edilmesinin gerektiğini söyledi.

Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün, çocuklarda oyuncak kullanımının nasıl olması gerektiği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Oyuncakların çocuğun gelişimi açısından çok önemli olduğuna vurgu yapan Ergün, oyuncağın cinsiyeti olmayacağına dikkat çekerek, erkeklerin bebeklerle, kızların da arabalarla oynayabileceklerini, ailelerin bunu teşvik etmesi gerektiğini söyledi.

Çocuk Gelişimi Uzmanı Emine Ergün

“Çocukların ilk oyuncakları, kendi bedenleri oluyor”

“Bebekler dünyaya geldiklerinde ilk oyuncakları kendi bedenleri oluyor. Çocuklar öncelikle kendi elleriyle, kollarıyla, bacaklarıyla oynuyor. Daha sonra farkındalığın artmasıyla birlikte hayatlarına oyuncaklar da girmeye başlıyor. Oyuncaklar bebeklerin tüm gelişim alanları için çok önemli ve çok değerli. İlk önce yatak üzerine asılan oyuncaklar çocukların görme alanına giriyor ve çocuklar onları fark etmeye başlıyor. Ellerini tutma ve kavrama becerileri gelişmeye başladıktan sonra da onlara çıngıraklar vermeye başlıyoruz. Bu durum 3 aydan sonra biraz daha rahat başlıyor. 6 aydan sonra çocuğun görme yetisi de artıyor. Bu aydan itibaren çocukların uzanma, kavrama ve tutma becerisi daha iyi hale geldiği için oyuncaklar onlar için daha anlamlı olmaya başlıyor.”

“Çocukların oyuncaklarını özlemesi lazım”

“Ben bu durumu otellerdeki açık büfelere benzetiyorum. Açık büfede hangi yemeği yiyeceğimizi şaşırırız. Tabağımızı doldururuz ancak doldurduğumuz tabağın sadece yarısını yiyebiliriz. Aslında çok oyuncak da çocuk için böyle bir şeyi ifade ediyor. Çocuk hiç biriyle tam anlamıyla oynamıyor. Biraz onunla, biraz da ötekiyle oynuyor. Oyuncakların içerisinde gezinip duruyorlar. Bu yüzden oyuncak toplama ve başladığı işi bitirme davranışı da gelişmiyor. Biz etrafta bütün oyuncakların dağınık şekilde olmasını çok önermiyoruz. Oyuncakları kutulayıp belli aralıklarla kaldırmak ve çıkarmak çok daha iyi oluyor. Çocukların oyuncaklarını biraz özlemesi lazım. Etrafta sürekli duran oyuncaklar çocuk için bir zaman sonra değersizleşiyor. Ancak bir kısmını kaldırıp birkaç gün sonra çıkardığınızda sanki yeniymiş gibi çocuk o oyuncaklarını özlüyor ve onlarla daha fazla oynamaya başlıyor.”

“Çok fazla oyuncak almak çocuğu doyumsuzlaştırıyor”

“Ne kadar çok oyuncak alırsanız alın çocuğunuz bir süre sonra doyumsuz olmaya, her gördüğünü isteyen bir çocuk haline gelmeye başlıyor. Özellikle ilk kez çocuğu olan anne ve babalar, çocuklara çok fazla oyuncak almanın onları daha mutlu edeceğini düşünüyor. Ama bir süre sonra da çocuklarının mutsuz olduğundan şikâyet etmeye başlıyorlar. ‘O kadar çok oyuncak alıyoruz, her istediğini yapıyoruz ama çok mutsuzlar’ diyorlar. Özellikle 9-12 ay civarında emeklemeyle birlikte çocukların bir yerlere ulaşma becerileri de artıyor. Daha sonra yürümeye başlayıp çekmeceleri ve dolapları açabiliyorlar. Evde bakılan bir çocuksa oyuncaktan daha çok tencere, tava, kepçe, leğen gibi ev eşyalarına ilgileri oluyor. Çünkü anneler çocuklara bakarken bir yandan da ev işleri yapıyor. Dolayısıyla çocuk oyuncaklara değil, o eşyalara daha çok ilgi duymaya başlıyor. Genellikle anne ve babalar da bu durumdan şikâyet ediyor. Ben de bu durumu engellememelerini söylüyorum.”

Oyuncakların yaş aralıklarına dikkat!

“Ailelerin, oyuncakların yaş aralıklarına da özellikle dikkat etmesi gerekiyor. 9 aylık bir bebeğiniz varsa 18 ay ve üstü yazan bir oyuncağı alamazsınız. Çünkü çocuk o oyuncağı yapamayacağı için fırlatacaktır ya da hiç oynamamayı tercih edecektir. Sağlık açısından baktığımızda küçük yaşlarda küçük parçalı oyuncakların alınmasını kesinlikle önermiyoruz. Özellikle 0-2 yaş döneminde çocuklar her şeyi ağızlarına götürür. Bu durumda o parçaları yutabiliyorlar ve maalesef boğulabiliyorlar. Bu yüzden hayatını kaybeden çocuklar bile var. Oyuncaklar sivri, kesici ve delici özellikte de olmasın. Üzerindeki boyalar da çok önemli. Mümkün olduğunca ahşap oyuncaklar çocuklar için daha sağlıklı. Yine küçük yaşlarda, tüylerinden dolayı pelüş oyuncakları da çok önermiyoruz. Özelikle bu dönemlerde çocukların sağlıklarına ve güvenliklerine biraz daha dikkat etmek çok önemli.”

“Kızlar arabayla erkekler de evcilik oyuncaklarıyla oynayabilir”

“Oyuncağın cinsiyeti de olmaz. Kızlar arabayla erkekler de evcilik oyuncaklarıyla oynayabilir. Buna izin vermek hatta teşvik etmek gerekiyor ama bazı noktalara da dikkat edilmesi lazım. Erkeklere pembe ya da bebek figürü olan evcilik seti alınmamalı. Artık ahşap evcilik setleri var. Öyle olduğu için renkten ve şekilden ötürü cinsiyetçi hiçbir özelliği olmuyor. Erkek çocukları bebekle oynamaya başladığında ya da kız çocukları araba almak istediğinde ailesi hemen panik oluyor. Ailelerin bu durumu artık bırakması lazım.”

“Oyun çocuğun en önemli işidir”

“Oyun, çocuğun hayatında her zaman olması gerekiyor aslında. Oyun, bizim düşündüğümüz gibi bir oyalanma şekli değildir. Anneler genellikle, ‘Ben yemek yapacağım, sen git içeride oyun oyna’ diyor. Oyun, boş vakit değerlendirme olgusu değildir, çocuğun öğrenme şeklidir. Aslında bu oyunların içinde bizim de olmamız lazım. Onların modeli olmalıyız. Oyun oynarken keyif almamız da çok önemlidir. Oyun, kesinlikle bir mesai değildir. Karşısında keyif alan anne ve baba gören çocukların, oyunla birlikte öğrenme süreçleri de çok daha hızlı oluyor. Çünkü her şeyi oyunla öğreniyorlar. Dolayısıyla oyun çocuğun en önemli işidir.”

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz